Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba
08 Temmuz 2015 Çarşamba, 08:58
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

Anarşi Ve Terör Yaratılışa Aykırıdır

Anarşi Ve Terör Yaratılışa Aykırıdır Bütün insanlar yaratılışı itibariyle Müslim’dir.(yani teslimiyet halindedir) Zira bu teslimiyet sonucu yiyip, nefes alıp vermekte, görmekte, işitmekte, duymaktadır. Diğer taraftan Yüce Yaratıcı’nın kendisine ihsan ve ikram ettiği, akıl, anlayış ve düşünce gücünü aksi yönde kullanarak Allah’ı inkâra varan bir inanca sahip olmasıyla yaratılışına uymayan hareket ve davranış batağına düşmekte, kısacası […]

Anarşi Ve Terör Yaratılışa Aykırıdır

Bütün insanlar yaratılışı itibariyle Müslim’dir.(yani teslimiyet halindedir) Zira bu teslimiyet sonucu yiyip, nefes alıp vermekte, görmekte, işitmekte, duymaktadır.

Diğer taraftan Yüce Yaratıcı’nın kendisine ihsan ve ikram ettiği, akıl, anlayış ve düşünce gücünü aksi yönde kullanarak Allah’ı inkâra varan bir inanca sahip olmasıyla yaratılışına uymayan hareket ve davranış batağına düşmekte, kısacası İslâm’ın dışına çıkmaktadır.

Kâinatın Efendisi (s.a.v) bir hadis-i Şeriflerinde şöyle buyurmuştur. “Her doğan İSLAM fıtratı üzere doğar. Anne ve babası onu, Yahudi, Nasranî (Hristyan) veya putperest olarak yetiştirir.”

İster anne ve babası olsun, ister bir kısım dış etkenlerle olsun, yaradılışta İslam doğan insan, yaradılışının aksine İSLAM’ı inkâr eder hâle düşmüştür.

İnsan; hayatı mâmur eden de odur, tahrip eden de odur. Fani olan şu dünya hayatını, birlik, beraberlik içinde huzur ve selamete erdiren de odur. Her türlü terör odaklarına âlet olarak, fitne, fesad ve anarşinin yapıcısı da odur.

O iyi olursa her şey iyi, o kötü olursa her şey kötü olur. Her şeyden evvel ona el atmak, onu eğitmek, ona islâm’ı öğretmek, fıtratını öğretmek lazımdır.

Özet olarak İslâm, insan’a ulaştırmak ve bunun için de İslam ile insan arasına giren engelleri ortadan kaldırma yolunda mücadele etmek.

Bu memleketin insanına İslam’ı öğretmeden, Yüce Yaratan’a itaati öğretmeden, onların vicdanında, Allah’a itaati, terki mümkün olmayan bir şuur halinde şahsiyetleştirmeden, adına ister terör deyin, ister anarşi deyin, hiçbir kötülüğü, fitne ve fesadı önleyemezsiniz. Ne kadar güçlü olursa olsun, güvenlik kuvvetleriyle de önleyemezsiniz. Kötülüğü önlemenin vicdanları ıslah etmenin ötesinde bir yolu yoktur.

Cenab-ı Hak buyuruyor:

“Şüphesiz ki Allah, bir milleti helak etmez tâ ki( o milleti teşkil eden insanlar) nefislerini bozmadıkça”

Diğer bir âyet-i kerimede:

       “bu millet, nefislerinde olan (iyi hâli) değiştirinceye kadar, Allah onlara ihsan ettiği nimeti değiştirici değildir” (Enfal . 53)

Biraz düşünürsek, bu vatan Allah’ın bize emanet ettiği en büyük nimettir. Allah’ın vaadi şudur: “Biz vicdanlarınızı bozmadıkça, Allah’a itaati terk etmedikçe size ihsan ettiğim nimetleri elinizden alıcı değilim”.

Başka bir ifade ile, sizler ahlakınızı bozmadıkça, huzur ve sükun ve mutluluk vesilesi olan nimetlerimi, fitne, fesat ve anarşi ortamı haline dönüştürücü değilim.

Diğer taraftan, bir memlekette anarşi ve terörü önlemenin bir yolu da insanları her türlü kötülüğe karşı birleştirmektir. Evet, kötülüğe karşı iyilikle birleştirmek. Ne sebeple olursa olsun dağılıp, parçalanmamak…

(Devam edeceğiz inşallah)

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: