Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
12 Ekim 2017 Perşembe, 08:56
Mehmet Özçelik
Mehmet Özçelik [email protected] Tüm Yazılar

Allah’ım Sen Büyüksün… Ben ise…

Allah’ım Sen Büyüksün… Ben ise…   Sen büyüksün. Büyüklüğün kâinatı ihata edip kuşatmaktadır. Ben ise; her yönüyle âcizim. Aczimden kendimi bile idare edememekteyim. Sen bütün sıfatlarınla zâtın gibi ezelden gelip ebede gitmektesin. Biz ise var oluşumuzdan haberimiz olmadığı gibi,ne zaman gideceğimiz dahi elimizde değildir. Allahım izzet sende zillet bende. Sen Azizsin biz zelil. Sen büyük […]

Allah’ım Sen Büyüksün… Ben ise…

 

Sen büyüksün. Büyüklüğün kâinatı ihata edip kuşatmaktadır.

Ben ise; her yönüyle âcizim. Aczimden kendimi bile idare edememekteyim.

Sen bütün sıfatlarınla zâtın gibi ezelden gelip ebede gitmektesin.

Biz ise var oluşumuzdan haberimiz olmadığı gibi,ne zaman gideceğimiz dahi elimizde değildir.

Allahım izzet sende zillet bende.

Sen Azizsin biz zelil.

Sen büyük hem de en büyüksün.

Sen Cemilsin hem de nihayet cemalde.

Sen Kâmil ve Mükemmilsin hem de nihayet kemalde.

Sen Hâlıksın hem de en mükemmel yaratansın.

Sen Bir, Tek, Vahid ve Ehadsin.

Bir-liğin âleme birlik ve varlık vermektedir.

Biz ise kesir ve kesretteyiz.

Varlığımız kesretin varlığı ile var olmaktadır.

O kesret olmazsa,bizdeki vahdet olmaz.

Hepimizin dağılmadan birliğini koruması ancak senin birliğin iledir.

-Her şey Bir-den gelir,Bir- e gider.

-MinALLAH… İlALLAH…

Sen Vahidsin, Biz kesir..

Vahdet senden, Kesret bizden.

-Eş ve çocuğu kendilerine yakıştıramayanlar, sana nasıl yakıştırıyorlar?

-“ İmam efendi, ehli kitap ile münazara için patrik ve papazların olduğu tartışma ortamında ilk cümlesi şöyle olmuş:
– “Papaz efendi, çoluk-çocuk nasıl?”
Papaz , kibirle yüzünü ekşitmiş;
– “Hıristiyan din adamlarına münâzaraya geliyorsun da, daha papazların, papanın çoluk-çocuk edinmek gibi süflî (aşağılık)işlerle meşgul olmadığını bilmiyorsun öyle mi! Bu ne cehâlet!” …

İmam gülmüş;
– “Bilmediğimden değil… Fakat;
Kendinize bile yakıştıramadığınız, süflî iğrenç bulduğunuz, eş ve evlât edinme vasfını Allâh’a isnad edişinizdeki tutarsızlığı size söyleteyim dedim.”

-Nurumuz Sensin. Ruhumuz Sendendir.

Senin ile nisbetimiz kesilse, yokuz.

Varlığımız Sana nisbet ve intisab iledir.

*İman giderse kişinin kâinat ışığı söner, namaz giderse hayat ışığı söner.

Kişinin imanı bu dünyada giderse, hayat şarteli kapanmış demektir.

Son nefese kadar açma ihtimali vardır.

Şeytan ise şartelini yakmıştır. Tamiri mümkün değildir. Devre dışı olmuştur.

Ebu Leheb de onlardan biridir. Şartelini yakan nadir insanlardandır.

Hayatta cehennemle müjdelenenlerdendir!

Ne hazin işkence!!!

Firavun bile şartelini yakmamış, son anda çalıştırmaya çalışmıştı.

-Musa-nın Rabbine inandım,dedi.

*Senin varlığının nuru ve zuhuru,şiddeti zuhurundandır.

-Yavru balık  annesine;Bana  suyu anlatır mısın?nedir,der.

Annesi ise;Sen bana sudan başka bir şey söyle,bende sana onu söyleyeyim.

-Ondandır ki,sekir halinde olanlar –Lâ mevcúde illâ hú ve Lâ meşhúde illâ hú-deyip,senin dışındaki varlıklara hakiki var dememişlerdir.

-Her şey –Heme Ost-,-yani Her şey O’dur- değil, Her şey -Heme Ezost –dur. Yani her şey O’ndandır.

*Yüzde ısrar etme doksan da olur.
İnsan dediğin noksan da olur.
Sakın büyüklenme elde neler var?
Bir ben varım deme, yoksan da olur…[Hz.Mevlana]

Bizler gerçek var değiliz ancak Sensin Tek Var olan Var…

*Sen vardın,biz var olduk.Bizi veya bizden birini sevdin,bizi var ettin.

-Gerçekten Allah insanı sevdi.Oysa melekler yaratılmasını istemezken,şeytan ona karşı düşmanlık ederken,cinler ondan önce devreye girmişken,o insandan sonra bir varlık yaratılmayacak,her şeyin varlığı insanın varlığı ile devam edecektir.

*Rabiatul-Adeviyye rüyada Hz. Peygamber (sav)i görür. Hz. Peygamber (sav), Rabia! Beni seviyor musun.? Der. Rabia Hatun da: ?Ey Allah Rasûlü! Seni kim sevmez ki? Ama Allah sevgisi kalbimi öyle istila etti ki orada başka sevgiye yer kalmadı.! der. Hz. Peygamber de buyurur: Bilmez misin ki Allah-ı seven aslında Beni de sevmiş olur.[1]

*Sukût bürünmüşse dillere yara derindir..
Yara derinse Allah Kerimdir !..

*Kula belâ gelmez Hak yazmayınca

Hak belâ yazmaz kul azmayınca

Hak kuldan intikam kul ile alır

Dini irfan bilmeyen bunu kul etti sanır.

*Bütün Kemâl sıfatlar Senden, bütün zevâl ve noksan sıfatlar bizdendir.

Bizlerin eksi yöndeki nihayet eksikliği,Senin artı yönden nihayet derecedeki üstünlüğüne delalet etmektedir.

– Sen kendini bilmek için âlemi, bizler tarafından bilinmek için Âdemi yarattın.

Biz seni hakkıyla bilemedik ey Ma’rúf…

 

 

 

[1] Attar, Tezkire, 80; Tahran, 1346.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: