Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı
03 Ekim 2014 Cuma, 03:26

Alıntı Hayat

Alıntı hayatlar yaşıyoruz,

Gölgesi olmayan, ruhsuz bedenlerin arasında yitiriyoruz nefeslerimizi,

Kesip kopyaladığımız siluetlerin arasında gittikçe özümüze yabancılaşıyor,

Kökleri toprağın üzerinde olan bir canlı gibi nefes almaya çalışıyoruz,

Geçmişin bakiyesi yük gibi duruyor sırtımızda,

İnsanlığın atasından kalan bilgi kırıntılarını klavyenin tuşlarına sıkıştırıyor,

Varlık içindeki mümtaz yerimizi beynimizden hazzımıza indiriyoruz.

 

Alıntı hayatlar yaşıyoruz;

İnteraktif ve sanal ortamların kahramanlarıyla yaşamaya çalışıyor,

Filmlerden çaldığımız repliklerle sevdiğimize rol kesiyor,

İhaneti meşrulaştıran dizileri nefsimize siper yapıyor,

Babalığı babamızdan değil; internetten öğreniyor ve öğretiyoruz.

 

Gölgesi olmayan bir hayatın izini arıyor yeni nesil,

Geçmiş ve gelecek arasındaki makas hiç bu kadar açılmamış sanırım,

Yeni jenerasyon kelime ve kavramları tarihsel bağından kopuk düşünüyor,

Onlardaki acı ve sevinçlere sırt dönüyor,

Her şeyi kendisi üzerinden yeniden programlıyor,

Varlığı ve eşyayı yeniden anlamlandırıyor,

Başkalarının öğüt ve tecrübelerini elinin tersiyle itiyor,

Geçmişi her şeyiyle eski sayıyor,

Modernlik girdabı altında aklını ipotek veriyor.

 

Bizi biz yapacak limanlar ararken,

Batılı rüzgarlarla yelken dolduruyor;

Kendi özümüzle aramıza “hayatın gerçeklerini” sokuyoruz.

Hakikatın özü olarak kendimizi görüyor,

Pergelin sivri ucunu “ben”imize koyuyor,

Buradan hareketle bir daire çizip; o dairede hapis hayatı yaşıyoruz.

Siz buna modern hayat diye durun,

Kendimizden her uzaklaştığımızda, vicdanımızı da kaybediyor,

Milli ve manevi değerlerden kaçışı bir özgürlük alanı olarak görüyor,

Toplumun ve inançların genel kabullerinin dışında yaşamayı;

İnsanlardan farklı olmayı, stil sahibi olmak olarak tanımlıyor,

Güya özgün olabilmek için alıntı hayatlardan yaşam çalıyoruz.

 

Başarıya tapan, başarıyı paganlaşatıran bir din ihdas ediyor;

Çocuklarımızı azgın ve acımasız bireyler olması için teşvik ediyor,

Her şeyi kazanmaları için bütün kazancımızı onlara harcıyoruz.

Tek boyutlu ve otonom bir inanç çiziyoruz körpe beyinlere,

Başarıyı kutsallaştırıyor, bunun ölçüsünü de dünyalık makam ve zenginlik olarak belirliyoruz,

Acımasızlığı rekabet adı altında çocuklarımızın kalbine okuyor,

Diğerlerini geçmeleri için hepimiz çocuklarımızı acımasızca eğitiyor,

Bundan sonrada durmuş, bu çocuklardan merhamet ve şefkat görmeyi bekliyoruz.

Bu kadar emekten sonra çocuklarımızın bizi terk edip etmeyeceğinin kurasını çekiyor,

Yalnızlığa mahkum insanların arasında çoğulculuk oynuyoruz.

 

Bunu biz yapıyoruz.

Kimse sağa sola bakmasın,

Emanete ihanet bu olsa gerek,

Kendi intiharımızı kendimiz hazırlıyoruz,

Pimi çekilmiş, öfke patlamalarıyla yaşayan insanlara dönüşüyoruz,

Neden mi?

Alıntı hayatlar,

Alıntı inançlar,

Alıntı hatıralar,

Alıntı akıllar altında kendimiz olmaya çalışıyoruz.

Bir bedende birden çok ruh haliyle, “ben” olmaya çalıyoruz…

Sonuç; KAYIP…

Ne kaybeden kaybettiğinin farkında,

Ne de arayan!

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: