Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi
05 Ocak 2015 Pazartesi, 10:40
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

AK Parti’ye Gönül Verenler ve İhanet Edenler

AK Parti’ye Gönül Verenler ve İhanet Edenler   Kurulduğu günden beri, ülkeyi sürekli kaoslara sürükleyen derin yapıların vesayetinden kurtarmakla mücadele eden Ak parti, kendi içindeki derin yapılanmaları gözardı ederek sonunu hazırlıyor. Her Parti’de az ya da çok bu yapılanmayı görebilirsiniz. Ama Ak Parti’de çok ciddi ve bariz bir şekilde kendini gösteren bu yapılanma, Ak Parti’ye […]

AK Parti’ye Gönül Verenler ve İhanet Edenler

 

Kurulduğu günden beri, ülkeyi sürekli kaoslara sürükleyen derin yapıların vesayetinden kurtarmakla mücadele eden Ak parti, kendi içindeki derin yapılanmaları gözardı ederek sonunu hazırlıyor.

Her Parti’de az ya da çok bu yapılanmayı görebilirsiniz. Ama Ak Parti’de çok ciddi ve bariz bir şekilde kendini gösteren bu yapılanma, Ak Parti’ye gönül veren insanları tedirgin ediyor.

Milletin umudunu bağladığı Ak Parti’deki bu rahatsızlık bir çok il’de olduğu gibi ilimizde de ayyuka çıkmış durumda. Ancak bu sorunun muhasebe ve muhakemesini yapacak muhatap da bulamıyorsunuz. En yetkili zevat kulaklarının üzerine yatmayı tercih ediyorlar. Kendileriyle muhasebe yapmak üzere, bildiğiniz doğruları paylaşmak isteseniz de kimse sizi muhatap olarak tanımıyor.

Şimdilik rüzgarın tatlı, doğru yönden ve ılıman esintisi şahane… Ancak bir gün ters yönden esen bir poyraz’ın herşeyi altüst edeceği hesaplanmıyor. Ya da birilerinin işine böyle geldiği için umursanmıyor. O günler gelinceye kadar herkes günün keyfini çıkarma yarışında…

Ak Parti’ye kurulduğu günden beri hükmeden belli bir kesim var… Parti teşkilatlarında görev verilenler, kuruluşundan beri Parti’nin vazgeçilmezleri sınıfından… Eğitim, tahsil, bilgi, birikim, kültür, sosyal aktivite, misyon sahibi olmak bir işe yaramıyor. Belli bazı isimler ve onların uzantıları bazı muhteremler bulunmaz hint kumaşı gibi sürekli vitrini süslüyorlar.

Üç-dört dönem parti yönetim kademelerinde görev yapan ve fakat Ak parti misyonundan fersah fersah uzak, bu gün bir türlü yarın başka türlü görünen seciyesiz ve meşrepsiz bazı adamlar yönetimden ayrıldıkları ertesi gün başlıyorlar Ak Parti’yi karalamaya, taştan taş’a çalmaya…

Daha düne kadar yönetimdeyken yağcılık ve yalakalıkları paçalarından akanlar, yönetimden uzaklaşınca, Ak Parti’yi kara propaganda ile yerden yere vurmaya utanmıyorlar.

Bir kaç dönem üst üste teşkilat yönetiminde olup, iktidarın her nimetinden en güzel şekilde yararlanan, çevresindekileri yararlandıran bazı menfaat şebekeleri, kongrede esnasında bile listede olmadıklarını öğrenince Ak parti aleyhine cıyak cıyak ötmeye başladılar.

Merkez ilçe kongresinde ve il kongresinde, salonda genel Başkan Sayın Ahmed Davudoğlu’nun yerine sayın Tayyip Erdoğan’ın spot hitabeleri izleyicilere dinletilirken, yeni yönetim listesine alınmayan mirasyedi, nankör menfaat şebekeleri de halkın arasında dolaşıp, Ak Parti’nin artık tükendiğini dillendiriyorlardı.

Ak parti yönetim kadrolarında yer alabilmek için yüksek tahsil, eğitim-öğretim liyakat için yeterli değil. Yağcılık, yalakalıkla beraber, partiyi ele geçiren zevata da yakınlığın yoksa boş akıntıya kürek çekiyorsun demektir. Bilgi, birikim, marifet ve yetenek, Parti’ye gönül vermek yetmiyor. Eskilerin tabiriyle allame-i cihan olsan, ağzınla kuş tutsan yine de geçer not alamazsın.

Yönetime seçilenler, Parti’yi ele geçiren zevat’ın ya teyzesinin oğlu, ya iş ortağı, ya kayın biraderi veya eşi’nin amcası… Kimi baba tarafından dayısı, kimi halasının kızı. Bir kısmı köylüsü ya da amcazadesi… Bazısı anne tarafından dayısı, bazıları da resmi veya gayri resmi iş ortakları. Ancak mevcut teşkilata göre bu sürekli yönetime seçilenler, her yönleriyle memleketin en liyakatli eşrafı.. Kusura bakılmasın ama bu dolmalar artık yutulmuyor, mızrak çuvala sığmıyor.

Aslına bakarsanız, herkes herkesin aynasıdır. Her ne hikmetse kürsülerde nutuk atarak; “Ben partimin bir neferi olarak, çaycılığa da, temizlikçiliğe de hazırım” diyen muhterem zevat hep zirvelerde dolaşıyor, sırça saraylarda keyif çatıyorlar. Madem öyle bırak biraz da sizin yaptığınız çaycılığı, temizlikçiliği bu partiye gönül vermiş başka insanlar da yapsınlar…

Yine yönetim kademelerinde görev yapan bazı zevatın en yakınları da Ak parti aleyhinde kara propaganda yapmakta sınır tanımıyorlar. Yönetimde olup da bu güne kadar Ak Parti’ye oy vermeyen çok sayıda isim de maalesef Adıyaman gündeminde yüksek sesle konuşuluyor. Ama dinleyen de yok, muhasebe ve muhakeme eden de yok.. Her ne ise kendi düşen ağlamaz. Zat-ı Âli’lerinin elbet vardır bir bildikleri. Keser döner sap döner, bir gün hesap döner.

Unutmayalım ki, Yüce Yaratan’ın değirmeni sağır döner ama iyi öğütür. Bize birilerinin iyisin, hoşsun, güzelsin demesi işin kolay yoludur. Zor olan ise adil olmaktır.

Hem biliyoruz ki adalet topaldır, ağır yürür fakat gideceği yere er geç varır. Adalete dayanmayan kuvvet zalimdir. Ve yine biliyoruz ki; büyük insanlar adaletle, küçük insanlar çıkarlarıyla hareket ederler.

Nokta kadar menfaat için, virgül gibi eğilenler, sonunda düz hat olup çiğnenmeye mahkûmdurlar. Makam ve mevkilerin insanlara şeref getireceğine inananlar yanılıyorlar. İnsanlar mevkilere şeref verirler.

Yarın Allah katında sorumlu olmamak için, sadece görevimizi yapmak için hatırlatıyoruz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: