12 Haziran 2015 Cuma, 08:48
Kazım Çetinkaya
Kazım Çetinkaya [email protected] Tüm Yazılar

AK Parti’nin Ekmeğini Yiyen, Başkalarının Kılıcını Çekenler

AK Parti’nin Ekmeğini Yiyen, Başkalarının Kılıcını Çekenler   Öncelikle belirtmeliyim… Kimseye akıl verme ukalalığında değiliz. Biz haddimizi de biliriz, hududumuzu da… Fakat birilerinin de önüne şapkasını koyarak yaptığı yanlışlarını, eksiklilklerini, umursamazlıklarını, aldırmazlığını, ve “küçük dağları ben yarattım” havalarının yanlışlığını hatırlatmak istiyoruz. Artık bunun zamanı geldi,  geçiyor bile… Defalarca bu sütunda yazdık, çizdik, bağırdık, çağırdık. Ama […]

AK Parti’nin Ekmeğini Yiyen, Başkalarının Kılıcını Çekenler

 

Öncelikle belirtmeliyim… Kimseye akıl verme ukalalığında değiliz. Biz haddimizi de biliriz, hududumuzu da… Fakat birilerinin de önüne şapkasını koyarak yaptığı yanlışlarını, eksiklilklerini, umursamazlıklarını, aldırmazlığını, ve “küçük dağları ben yarattım” havalarının yanlışlığını hatırlatmak istiyoruz. Artık bunun zamanı geldi,  geçiyor bile…

Defalarca bu sütunda yazdık, çizdik, bağırdık, çağırdık. Ama maalesef kimse dinlemedi, kaale almadı, dinlemek istemedi, umursamadı. Her defasında şimdilik bu kadar dedik. Yeri gelince yazmaya devam ederiz, dedik. Kimse aramadı, sormadı, kılını kıpırdatmadı.

Zaman zaman hatırlattık. Yapılan yanlışları tekrarlamayın. Yine tekrarlandı. Hataları, kusurları bizler halının altına süpürsek de başkalarının gözünden kaçmıyor, dedik. Hasıraltı ettiğimiz her şey, zamanla çoğalır, birikir ve bir gün gelir halının altı pislik tığını olur, kokar, bizi de bitirir. Kol kırılır yen içinde kalır, ama kırılan kollar onarılmazsa sakat kalır, çolak kalır ve belki bir gün kolsuz kalırız. O zaman da geçti Bor’un pazarı. Eşeği sürecek yer de bulamayız.

Adıyaman Ak parti’de, hiçbir zaman tabanın sesine kulak verilmedi. Ortak akıl denilen istişareye gerek görülmedi. Yalnız bazı akıldâneler, yağcılar, yalakalar, menfaat şebekeleri el üstünde tutuldu. Ak parti için canını feda eden, gecesini gündüzüne katan, davasını, idealini her yerde her zaman haykıran, gizli kahramanlar hep ötelendi, dışlandı, saf dışı bırakıldı.

Bütün yönetim dönemlerinde parti, aile partisi oldu. Aynı sülaleden ve yandaşlardan on’larca kişi kadroya alındı, ama davayı üstlenecek, kişilerin yönetimlerde hiç yeri olmadı. Gerek yönetim kadrolarında, gerekse teşkilatın diğer birimlerinde, İl Encümenliklerinde, Belediye Encümenliklerinde, Ak partiyi derdi, davası edinmiş, menfaat peşinde koşmayan hakiki dava adamlarına yer verilmedi. Kimin mirası kimlere peşkeş çekiliyor?

Bazı Millet vekilliğine aday adayı olmuş, Belediye Başkanlığına aday adayı olmuş, Ak partinin hizmet modelini, misyonunu kabullenmiş, samimi insanlara, yönetimlerde yer verilmedi. Neden yer verilmediğinin izahı da yapılmadı. Gerekçeleri de anlatılıp bu insanlar ikna ve ilzam edilme gereği de duyulmadı. Eksikleri neydi? Hataları neydi? Eğitim ise eğitim tamam. Tahsil ise tamam. Hizmet ise, Memuriyet deneyimi ise hepsinden fazla. O halde eksik olan ne? Eksik olan tek şey, yağcılık ve yalakalığa prim vermemek…

Tepeden inme vesayet yöntemiyle, ilimizde Ak parti’nin başına getirilen yönetim kadrolarının büyük çoğunluğu yıllarca ya Ak parti’li geçindiler veya Ak parti’den geçindiler, fakat hiçbir zaman Ak parti’li olmadılar. Kendileri de dahil akraba ve taallukatlarının hiçbir ferdi Ak parti’ye oy vermediler. Ak parti’den göründüler, Ak parti’nin ekmeğini yediler, ama başkalarının hesabına çalıştılar, başkalarının kılıcını kuşandılar.

Bu Ak Parti misyonundan ve vizyonundan fersah fersah uzak, ama Ak parti’nin ekmeğini yiyip, sofrasını bıçaklayan ve her dönem yönetim kadrolarında yerlerini muhafaza eden, memleketin bulunmaz Hint kumaşı zat-ı muhteremlerinin yüzlercesini sayabiliriz. Ama kime sayacaksınız? Sizi dinleyen kim? Sizin tespit ve söylemleriniz neyi ifade eder ki? Sen çalış, başkaları yesin. Seni de enayi diye yaftalasın. Ne âla, ne âla… Danışma meclisi toplantılarında aykırı seslere hiçbir zaman söz hakkı verilmedi ve Genel Merkeze her şey güllük gülistanlık takdim edildi.

Düşünebiliyormusunuz? Sandık başında görevlendirilen Ak parti’nin sandık görevlileri dahi başka partilere oy veriyorlar. Ve birilerinin salık verdiği, bu sandık görevlilerini değiştirebilmek mümkün olmuyor. Şu hale bakın Allah aşkına…Var mı daha büyük rezalet?…

Bizim ki de işte, savcı’yı Hakim’e şikâyet etmek gibi bir şey. Defalarca bu sütunda yazarken, havanda su dövdüğümüzü de biliyor ve idrakindeyiz. Ama bu şarkı burada bitmeyecek. Birileri yaptıkları yanlışlardan dönünceye kadar yazacağız.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: