09 Aralık 2014 Salı, 10:39
Arif Çakmak
Arif Çakmak arifcakmak02@gmail.com Tüm Yazılar

Aç İnsanların Devrimi

Aç İnsanların Devrimi “Bu aç insanların devrimidir.” diyordu. National Geographic belgesel ekibine konuşan Suriyeli bir pamuk çiftçisi. Şimdi yaşanan iç savaşta komutan olmuş. Yanında bulunan altı yedi genci yeğenlerim ve oğlum diye tanıtıyor Geographic Ekibine ve şöyle devam ediyor: “Allah bizi yarattı dünya ya gönderdi. Sonra bizi yönetsinler diye başımıza yöneticiler verdi. Uzun süredir yaşanan […]

Aç İnsanların Devrimi

“Bu aç insanların devrimidir.” diyordu. National Geographic belgesel ekibine konuşan Suriyeli bir pamuk çiftçisi. Şimdi yaşanan iç savaşta komutan olmuş. Yanında bulunan altı yedi genci yeğenlerim ve oğlum diye tanıtıyor Geographic Ekibine ve şöyle devam ediyor: “Allah bizi yarattı dünya ya gönderdi. Sonra bizi yönetsinler diye başımıza yöneticiler verdi. Uzun süredir yaşanan kuraklık bütün pamuk tarlalarımızı kötü etkiledi. Ben ve bütün akrabalarım açlık sınırına kadar geldik. Yöneticilerimizde bize sırtlarını dönünce özgür insanların savaşı başladı. Bu özgür insanların başkaldırısıdır. Bu aç insanları devrimidir.”

National Geographic ekibi savaşın en yoğun olduğu dönemde çektiği belgesel çok dikkat çekici. Daha doğrusu konusu çok dikkat çekiciydi. Yani en azından benim beklentim farklıydı. Savaş mağdurlarını gündeme taşıması, çocuk katliamlarını göstermesi, mültecilerin sorunlarını dünya ile paylaşmasıydı. Ama izlerken çok yanıldığımı anladım. Ekip, ABD bilim Enstitüsünün raporunu araştırmak üzere gelmişti. Değişen iklimin dünya ve insanlar üzerindeki etkisini araştırıyordu.

Raporda çok çarpıcı bilgiler vardı. Suriye iç savaşından iki yıl önce yayınlanmış ve küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın en fazla ısınan ve ısınacak bölgeler gösterilmiş ve orada yaşayan insanların nasıl etkileneceği yazılmış, sonuçlarının tartışıldığı ve alınması gereken bir dizi önlemin belirtildiği bir rapor.

Raporda, ilginçtir, küresel ısınmadan en çok etkilenecek yerlerin özellikle Suriye, Lübnan, Kuzey Afrika (Arap Baharının yaşandığı topraklar.) ile Körfez Bölgesi gösterilmiştir. Ve şuna dikkat çekilmiştir. Özellikle bu bölgelerde yaşanacak yüksek orandaki kuraklıklar bölge insanlarını çok olumsuz etkileyecek ve yeterli tedbirler alınamazsa ayaklanmaların olabileceği ve rejimlerin ciddi bir sıkıntı içine düşeceklerinin altı çizilmiştir.

Şimdi bu rapora ve sonrasında yaşananlara nasıl bir yorum getirirsiniz bilemem ama hepimizin bir şeyleri gerçekten bozduğu kesindir.

Kuraklık, kıtlık ve iç savaş bunlar her zaman birbirlerinin kardeşi olmuş olaylardır.

Dünya tarihine baktığımızda, yaşanmış bütün büyük doğa faaliyetlerinin sonrasında kıtlık ve  iç savaşlar yaşanmıştır.

Dünya yakın tarihi de benzer vakalar ile doludur. Örneğin son 60 yılda kuraklık yaşanan ülkeler ve iç savaşın kuraklığa etkileri incelendiğinde ortaya çıkan tablo hayli dikkat çekici.

Ne diyebilirim ki;

Etiyopya’da 1973’te yaşanan kuraklık ve kıtlık döneminde İmparator Haile Selassie ile solcu gerillalar arasında iç savaş vardı.

1984’teki büyük kuraklıkta yine bağımsızlık isteyen Tigrayan Halk Kurtuluş Cephesi gerillaları ile iç savaş yaşanıyordu.

2008-2009 yılları arasında Etiyopya’nın Oramia ve Ogaden bölgelerinde halk hem iç savaşla hem de kuraklıkla mücadele ediyordu.

1992’de Somali’de diktatör Muhammed Barre’nin devrilmesi ile çıkan iç çatışmalara BM müdahale etti. Bu sırada ülkede büyük bir kuraklık yaşanıyordu.

2004-2005 yılları arasında Somali yönetimi ile İslam Mahkemeleri Birliği arasında yaşanan iç savaş sırasında halk bir yandan çatışmalardan kaçmaya çalışıyor bir yandan da kuraklıkla mücadele ediyordu.

2011 yılına gelindiğinde Somali’de halk yine kuraklıkla karşı karşıya ve ülkede geçici hükümet ile Şebab arasındaki iç savaş devam ediyor.

Benzer bir durum da 2007-2008 yıllarında Kenya’da yaşandı. İç çatışmalar nedeniyle meydana gelen göç hareketleri sırasında kurak geçen mevsim yüzünden zaten sıkıntı yaşanan ülkede su kuyuları ve tarım alanları tahrip edildi, ülkede ciddi bir kıtlık ve kuraklık baş gösterdi.

2010 yılında Tunus’ta başlayan ve Kuzey Afrika, Körfez Bölgesi Ülkeleri ve Suriye ye sıçrayan olaylarda ayaklanmalarla birlikte büyük bir kuraklıkta yaşanıyordu.

Öngörülebilen bir gelecekte çok daha fazlası yaşanacak emin olun.

İşte o zaman aç insanların devrimi nereden başlar bilinmez.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: