15 Eylül 2017 Cuma, 08:36

25 Eylül Her milletin hayatında önem taşıyan günler vardır. Güney Kürtleri, bir başka deyimle Kürt Federe Hükümeti aldığı kararla 25 Eylülde bağımsızlık referandum kararı aldı.  Bu karar kendi içinde son derece haklı bir karar. Halk için düşünülen bir kararı halka danışmadan yapmak ne kadar doğru? Konu bunula bitmiyor. Güney Kürdistan’da çok sayıda siyasi parti var. […]

25 Eylül

Her milletin hayatında önem taşıyan günler vardır. Güney Kürtleri, bir başka deyimle Kürt Federe Hükümeti aldığı kararla 25 Eylülde bağımsızlık referandum kararı aldı.  Bu karar kendi içinde son derece haklı bir karar. Halk için düşünülen bir kararı halka danışmadan yapmak ne kadar doğru?

Konu bunula bitmiyor. Güney Kürdistan’da çok sayıda siyasi parti var. Bu partilerin içinde KDP, YNK, Goran ve İslami partiler, komünist ve sosyalist partiler, azınlık temsilcileri Kürdistan parlamentosunda temsil edilmektedirler. Parlamentoda temsil edilen partilerden oluşan bir hükümet teşkil edildi. Meclis başkanlığı ise Goran partisi milletvekiline verilmişti. Mesut Barzani Kürdistan bölge başkanlığını yürütmek üzere parlamento tarafından iki yıl için seçilmişti. İki yılın bitiminde bu süre iki yıl daha uzatılmıştı. Bu sürenin de bitiminde yeni başkanlık seçimi konusunda partiler arasında ihtilaf doğdu. İhtilaf konusu başkanın meclis mi, halk tarafından seçilmesi idi. Sayın Barzani süresi bitmiş olmasına rağmen, başkanlığı fiilen yürütmeye devam etti. Goran partisi bu fiili duruma itiraz etti. İhtilaf büyüyünce KDP ağırlıklı hükümet Goran temsilcisi meclis başkanını meclise almayarak yanlış bir iş yaptı. Bu yanlış iplerin kopmasına yol açtı.

Tam bu sırada İşid bölgede terör estirerek hem Kürdistan, hem de bölgenin tamamı için tehdit olmaya devam etti. Kürt siyasi partileri bu yeni gelişme karşısında Kürdistan’daki fiili yönetim durumunu görmezlikten gelerek, İşid terörü karşısında güçlü bir dayanışma gösterdiler. İşid’in tehdit durumu etkisini yitirince KDP 25 Eylül de yapılmak üzere Kürt bağımsızlığına evet mi, hayır mı sorusunu yaklaşık beş milyon seçmene sorma kararı aldı.

Irak anayasasında Kürt Federe hükümetinin istenmesi halinde referandum ile ayrılma hakkının saklı olduğunu kabul etmişti. Irak hükümeti anayasal sorumluluklarını yerine getirmedi. Irak anayasasının 140. Maddesinde yer alan tartışmalı bölgelerin referandum ile merkezi hükümete mi, federe Kürt hükümetine mi bağlanması konusu Irak hükümeti tarafından yapılmayarak bu güne gelindi. Anlaşılması için söyleyelim. Kerkük, Xanekin, Şengal tartışmalı yerlerdir.  İşid bu tartışmalı alanları işgale kalkışında Kürt hükümet güçleri bu yerleri İşid işgaline karşı koruyarak, bu yerlerin kontrolünü sağladı. Kürt hükümeti tartışmalı bölgelerde de referanduma dahil ederek, tartışmalı bölgeler konusunu da tartışmalı olmaktan çıkarmak istiyor.

Tabii başta Irak merkezi hükümeti, İran İslam devleti, Türkiye cumhuriyeti Kürtlerin bu kararına karşı çıkarak, bu kararın ülkelerine tehdit olduğunu iddia etmektedirler. Irak’ın toprak bütünlüğünden bahsetmektedirler. Sayın Barzani çok yerinde bir şey söyleyerek, Kürtlerin dört parçaya ayrılmasının acı tarafına parmak bastı. Barzani; “topraklarımız parçalanırken kimse bize danışmamıştı” dedi.

Başta Goran ve İslami parti referandum kararına karşı çıktılar. Bu partiler ve bazı diğer çevreler referanduma gitmeden önce parlamentonun aktifleştirilmesi, seçimlerin yenilenmesini talep ettiler. Tartışmalar bu aşamada yapılırken, güneyli tüm partilerin parlamentoyu Perşembe günü toplayarak aktifleşmesini sağlamak, referandum kararını parlamento kararı haline getirmek konusunda anlaşmaya vardıkları haberi geldi.

Tarihte ilk kez bir Kürt gücü geleceğini belirlemek için demokratik yollarla, Birleşmiş Milletlerin ve diğer uluslararası demokratik kurumların gözetiminde bir irade beyanında bulunacaklar. Kürt Federe hükümetinin ve Kürt siyasi kurumlarının kendi içindeki aksaklıkları ortadan kalksın, ulusal birlik sağlansın, sonra referandum yapılsın talepleri sürecin gelinen ruhuna uygun değildir. Her yurtseverin arzusu; 25 Eylül günü yapılacak referanduma, tüm Kürt siyasi partilerin ve bağımsız şahsiyetlerin en yüksek katılımın olaması ve en yüksek evet oyu ile bir sonuç alınması için çalışmasıdır.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: