Son Dakika
24 Ekim 2017 Salı
31 Ağustos 2016 Çarşamba, 07:09
A. Hakan Karayılan
A. Hakan Karayılan [email protected] Tüm Yazılar

15 Temmuz’u Öğrencilere Nasıl Anlatmalıyız? Anlatmalı mıyız?

Yeni Bir Tarih Şuuru İçin; 15 Temmuz’u Öğrencilere Nasıl Anlatmalıyız? Anlatmalı mıyız? Tarih şuuru oluşturmak, o şuur üzerinden gelecek tasavvuru planlamak çok emek isteyen ciddi bir iştir. Bunun için yüzyıllarca bile uğraşılabilir. Buna rağmen sonucun müspet veya menfi olacağını kimse garanti edemez. Yaşanan bir çok üzücü olaylara ve verdiğimiz şehitlere rağmen, yaşadığımız 15 Temmuz Darbe […]

Yeni Bir Tarih Şuuru İçin;

15 Temmuz’u Öğrencilere Nasıl Anlatmalıyız? Anlatmalı mıyız?

Tarih şuuru oluşturmak, o şuur üzerinden gelecek tasavvuru planlamak çok emek isteyen ciddi bir iştir. Bunun için yüzyıllarca bile uğraşılabilir. Buna rağmen sonucun müspet veya menfi olacağını kimse garanti edemez.

Yaşanan bir çok üzücü olaylara ve verdiğimiz şehitlere rağmen, yaşadığımız 15 Temmuz Darbe kalkışması, yeni bir tarih şuurunu oluşturacak  fırsat yaratmıştır ülkemiz  için. Bunun heba olmaması, başka kanallara evrilmemesi, parçalanma veya bölünmeye meydan vermeden elimizi çabuk tutmalıyız.

15 Temmuzda, toplumumuz, aileler ve çocuklar şiddetli bir travma yaşadı. Yaşanan olaylar, insanların duygu, düşünce, kanaat, beklentileri ve hayalleri üzerinde ciddi sorgulamalar meydana getirdi.

Artık, hiç bir şey 15 Temmuz öncesindeki gibi değil. Devlet, millet, ezan, bayrak, vatan ve daha bir çok kavram yeni anlamlara, tanımlamalara  ve algılara dönüştü bile.

Ancak burada dikkatle üzerinde durmamız gereken şey, yeni tanımlamaların hangi dil, algı ve değerler üzerinden yapıldığıdır.

İşte tarih şuuru derken bunu kastediyorum. 15 Temmuz’u nasıl anlamalıyız ve çocuklarımıza nasıl anlatmalıyız?

Okulların açılmasına kısa bir süre kaldı. Öğrencilere yaşananları nasıl anlatmalıyız? Ve ya anlatmalı mıyız?

Birlik ve beraberlik ruhunu yüceltecek, nasıl bir dil ve üslup kullanmalıyız?

İnsanları meydanlara indiren temel saiklerden hangisini öncelemeliyiz? Öncelemeli miyiz?

Hangi video filmlerini izlettirmeliyiz?

Hangi görselleri, fotoğrafları kullanmalıyız? Bu görseller üzerine hangi kelime ve duyguları giydirmeliyiz?

Yükselen milliyetçilik fikir ve duygularını nasıl kontrol etmeliyiz?

Milliyetçilik ve ortak yaşama düşüncesini hangi bağlamlar üzerinden anlatmalıyız? Anlatmalı mıyız?

Dindar, laik, seküler vb. olanları hangi ortak duygu, düşünce üzerinde birleştirebiliriz? Birleştirebilir miyiz?

Yüzlerce farklı etnik kimliğe ev sahipliği yapan Türkiye’yi, nasıl ortak bir paydada buluşturabiliriz?

Bu kadar farklılığın içinde, insanların vatandaşlık ve ortak temel hak ve hürriyetlerde, eşit olduklarını nasıl anlatabiliriz?

Farklılıklarımızın bölünme, parçalanma ve ayrışmaya dönüşmemesi için nasıl bir üst kimlik oluşturmalıyız?

Bugün sıkça dillendirilen “TÜRKİYELİLİK”, fikrinin içini nasıl doldurmalıyız? Doldurmalı mıyız? Buna hazır mıyız?

Okullarda yarın bunun benzeri sorun ve sorularla karşı karşıya kalan bir eğitimci, nasıl cevap vermeli? Nasıl bir tavır takınmalı?

Ortak bir dile, tarih şuuruna ihtiyaç var mı? Yoksa herkes kendince bir cevap mı vermeli? Aynı soruyu birden çok öğretmene soran ve farklı cevaplar alan öğrenciler, beyin fırtınasından nasıl etkilenirler acaba? Savrulurlar mı yoksa toparlanırlar mı?

Okulların açılmasına kısa bir süre kala, eğitimcilerin bu konuda fikirleri alındı mı hiç?

Daha doğusu böyle bir girişim veya çalışma var mı?

Öğretmenlere seminer döneminde, 15 Temmuz’u anlamak, anlamlandırmak ve ortak bir tarih şuuru oluşturmak üzere bir çalışma yapılabilir mi?

Sayın Mülki amirlerimize ve Milli eğitim camiasına ciddi bir öneri.

Yeni şeyler söylemek lazım…

Selam ve dua ile…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: