Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı
05 Eylül 2016 Pazartesi, 09:17
Sinan Temel
Sinan Temel [email protected] Tüm Yazılar

15 Temmuz Yeni Milli Mücadelenin Miladıdır

15 Temmuz Yeni Milli Mücadelenin Miladıdır

Ülkemizi işgale kalkışarak millet iradesine ipotek koymanın tarihi olarak not düşülen 15 Temmuz’un üzerinden henüz fazla bir zaman geçti denemez.

O gün, milletçe, bütün dünyaya karşı bir destan yazdığımızı söylemek hamaset değil aksine kanı ile canı ile, tankın, uçağın ve mermilerin önünde göğsünü siper ederek ülkesini savunan kahramanlarımıza hakkını teslim etmektir.

Bu anlamda gerek devletimiz gerekse de milletimiz gereğini yapmıştır. Bütün kişisel ve siyasi mülahazalar bir kenara bırakılarak milli ve manevi değerler etrafında birlik ve beraberlik sağlanmıştır.

Milletçe yaşadığımız bu kötü olay, Allah’ın izni ile olumlu sonuçlar vermiştir inşallah.

Buraya kadar herkes hemfikir olmak birlikte her şey bitmiş olmuyor. Şöyle ki, 15/16 Temmuz’da milletimizin Allah’ın inayeti ile kazandığı zafer bir sonuç değil, belki de uzun sürecek mücadelenin başlangıcıdır.

Evet, o gün ülkece çok büyük tehlike atlattık.

Ancak tehlikenin atlatılması ve bertaraf edilmesi, bu işgali planlayan, destekleyen ve teşvik edenleri adeta kudurtmuştur. PKK’nin saldırılarını arttırması da bunun bir sonucudur.

O tarihten itibaren üst aklın taşeronları çok yönlü, aleni ve daha komplike saldırılar başlatmış, sonuç almaya kendilerini odaklamışlardır.

Durum bu kadar ciddi ve risklidir.

Bu yüzden konuyu soğumaya, dolayısıyla da unutulmaya bırakmayalım, bu hainlerin işine gelecektir.

Rehavete kapılmamak lazım.

Çoğu zaman yaptığımız gibi anlamsız ve yersiz çekişme ve tartışmalarla birbirimize düşme, birbirimizi kırıp küstürme alışkanlığından vazgeçmemiz gerekiyor.

15 Temmuz sonrası oluşan o milli ve manevi havanın, birlik ve beraberli ortamının kaybolmasına müsaade etmeyelim, aksine daha canlı ve sürekli olması için hep birlikte ortak projeler ve çalışmalar yapalım.

Toplumun hemen hemen bütün katmanları arasında oluşan bu birlikteliğin, kısır siyasi çekişmelerin ve kişisel hesapların malzemesi olmaması için azami dikkat göstermemiz gerekiyor.

PKK, IŞİD, FETÖ ve daha bilmem bir çok ihanet şebekeleri, terör ve taşeron örgütleri durmaksızın saldırılarını devam ettirirken, bize bir kenarda oturmak düşmez ve yakışmaz.

Bu konuda gerek bireysel, gerek kurumsal ve gerekse de toplumsal manada çalışmalara hız vermeliyiz.

“Ne yapabiliriz?, Niçin yapmalıyız?, Nasıl yapabiliriz?” gibi soruları ciddi olarak sorup cevaplar aramalıyız. Bunu da öyle dostlar alışverişte görsün diye değil, gerçekten yüreği yanan, kafasını yoran ve üreten insanlarla yapmalıyız.

Bizden doğru bilgilerle donanmayı ve bilinçlenmeyi bekleyen bir nesil var.  Dahası çağrıyı duyar duymaz meydanlara inen ve günlerce orada kalan kadını, erkeği, yaşlısı ve genci ile koskoca bir millet var.

Olayın heyecanı ile günlerce nöbet tutan, bayrak sallayan, milli ve manevi duyguları kabaran insanlarımızı özellikle de gençlerimizi bugünden sonra kendi hallerine bırakırsak eğer, onlara, ülkeye ve tarihe karşı bunun hesabını veremeyiz.

15 Temmuz ve sonrası gelişen olaylar, TSK’nın Suriye’ye girmesi, PKK saldırıları, her gün gelen şehit haberleri… İstesek de istemesek de bu konular her gün evlerimize, sofralarımıza kadar girmektedir.

Tabiat boşluk kabul etmez. Bizim boş bıraktığımız, ihmal ettiğimiz alanı mutlaka birileri bir şekilde doldurur. Okullar açılmak üzere.

Öğrencilerimize yönelik milli ve manevi değerler etrafında oluşan, birlik ve beraberlik bilinç ve ruhunu diri ve sürekli tutacak çalışmaları vakit kaybetmeden yapmamız gerekiyor. Gelecekte bir daha böyle olaylar yaşamak istemiyorsak eğer tarih bilincine sahip, milli ve manevi değerlerle donanmış şuurlu nesil yetiştirmek zorundayız.

Aksi halde dün olduğu gibi bugün de bıraktığımız boşlukları birileri dolduracaktır.

Milletçe verdiğimiz/vereceğimiz yeni milli mücadelenin başarılı olmasının yollarından biri de budur.

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: