Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar
30 Aralık 2016 Cuma, 08:09
Mustafa Işıldak
Mustafa Işıldak [email protected] Tüm Yazılar

15 TEMMUZ VE BAŞKAN DİMEZ…

15 TEMMUZ VE BAŞKAN DİMEZ… Adıyaman Üniversitesi yayın organı “Akademi Adıyaman” dergisinin 12’nci sayısında yer verilen Valimiz Abdullah Erin ve Belediye Başkanımız Hüsrev Kutlu’nun 15 Temmuz’da yaşadıklarından önemli gördüğümüz pasajları iki ay önce bu köşede paylaşmıştık. “Milli irade” dediğimiz TBMM’ndeki siyasi partilerden iktidar partisi il başkanının yaşadıklarını ise siz okuyucularla paylaşmamanın eksiklik olabileceğini düşündüm. AK […]

15 TEMMUZ VE BAŞKAN DİMEZ…

Adıyaman Üniversitesi yayın organı “Akademi Adıyaman” dergisinin 12’nci sayısında yer verilen Valimiz Abdullah Erin ve Belediye Başkanımız Hüsrev Kutlu’nun 15 Temmuz’da yaşadıklarından önemli gördüğümüz pasajları iki ay önce bu köşede paylaşmıştık. “Milli irade” dediğimiz TBMM’ndeki siyasi partilerden iktidar partisi il başkanının yaşadıklarını ise siz okuyucularla paylaşmamanın eksiklik olabileceğini düşündüm. AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Dimez’le görüşerek anlattıklarını not ettim. Şahsi mazeretim nedeniyle “ikinci memleketim” Ankara’ya gelince yazıya dökmek ve yayınlamak ancak bu güne nasip oldu. Bu gecikme bir yönden Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile “15 Temmuz’un unutulmamasının” vesilesi de oldu. Hem de “Niyet hayır, akibet hayır” sözü doğrulanırcasına…

Muhalefet partileri il başkanlarından 15 Temmuz’da yaşadıklarıyla ilgili anekdotu olabileceklere de objektif yayıncılık açısından sütunlarımızın, telefonlarımızın açık olduğunun bilinmesinde yarar var.

Şimdi Başkan Abdurrahman Dimez’i dinleyelim: 

“Eşimin amcası oğlunun düğünü için Kırşehir’e gitmiştik. 15 Temmuz akşamı, Kırşehir’de Cumhuriyet Savcısı bir hemşehrimizle Askeri Gazinoda ailece yemekte idik. Hatta savcı arkadaşı gören İl Garnizon Komutanı nezaketen hatır sormak için masamıza geldi, ayaküstü tanıştık. Misafireten ikamet ettiğimiz konuk evine saat 22.00-22.30 sularında gidip televizyonu açtığımda şimdiki ismi ile Şehitler Köprüsünün askerlerce kapatıldığı, halkın açmaya çalıştığı görüntülerini görüp kısa bir süre daha izlediğimde darbe girişimi olduğunu anladım. Büyük çoğunluğu partimizin Adıyaman il ve ilçe örgütleri olmak üzere haddinden fazla yoğunlukta telefon konuşma ve mesaj trafiği başladı. Belki 100, belki 200 kişi. Parti genel merkezimizden ‘Herkes parti binasına gidecek, partiden ayrılmayacak.’ talimatını aldığımızdan zamana karşı yarış halinde arayanlarla uzun boylu konuşma veya arayanları cevapsız bırakma lüksüm olamazdı. Bu nedenle arayıp ne yapacağını soran herkese yalnızca tek kelime ‘partiye’ deyip kapatmak ve sonrakilere de aynı cevabı vermek zorunda kaldım.

Yemek yediğimiz Garnizondaki bir Albay’ın darbe girişimini duyduğunda ‘Benim bundan haberim yoksa bu hareketleri kesinlikle başarıya ulaşamaz.’ deyişini hiç unutamam. Nitekim Allah’a şükür başarıya da ulaşmadı. Bu arada arayıp ‘Silahları kuşandık, nerede iseniz oraya gelelim.’, ‘Abdestimizi aldık, helalleşmeye nereye gelelim?’ anlamında mesaj gönderenler de oldu. Hayır diyerek teşekkür ettim. Ayrıca halkımızın menfur darbelere karşı duruş refleksini göstermesine sevindim ve duygulandım.”

Milletvekillerimizden ve diğer siyasi parti yetkililerinden arayanlar veya aradıklarınız oldu mu?” , “Vali ve belediye başkanı ile görüşmeleriniz oldu mu?” sorularıma “Hayır, olmadı.” dedi. 

Ve anlatmaya devam etti: ‘Aynı gece sabah namazından sonra otomobille Adıyaman yoluna koyulduk.  Yönetimde boşluk oluşmaması için hiyerarşi gereği partimiz İl 2.Başkanı Kıvanç Özabacı’yı arayarak geçici yetki devri yaptım. O gece hiç uyumadık. 16 Temmuz cumartesi sabahı saat 10.00 sularında Adıyaman’a kavuştuk. Doğruca Valiliğe giderek sayın valimizle görüştüm. Bu arada parti genel merkezimizden ‘Meydanlara çıkın’ talimatı geldi. Sonraki günlerde zaten bilindiği üzere Hükümet Meydanında; izleyen günlerde adeta şölene dönüşen Demokrasi Nöbetlerinde MHP’li, CHP’li, AK Partili, Alevi-Sünni kardeşlerimizle, Süryani Metropolitimizle, tüm STK’larımızla birlikte olduk. Sadece HDP’den katılan olmadı.”

Yine sormam üzerine; ‘Her türlü provokasyona karşı yörede yaşayan hemşerilerimizin can ve mal güvenliğini korumaya yönelik olmak üzere hassas bölgelerden özellikle Karapınar Mahallesi kavşağında İl Emniyet Müdürlüğümüzce caydırıcı ve önleyici tedbir alınması isabetli oldu. Allah’a şükür üzücü bir hareket de görülmedi.”

Dimez’in anlatımları böyle…

Allah; her göreve; geldiği yeri unutmayan, “Ne oldum?” delisi olmayıp mütevaziliğini koruyabilen, edindiği makam elbisesinin içinde kişiliği kaybolmayan İnşaat Mühendisi Abdurrahman Dimez gibi basiretli yöneticiler nasip etsin. Ve…

Olmayasıya 12 Eylül’ü iliklerine kadar yaşayan biri olarak girişim düzeyinde kalmış olsa bile 15 Temmuz gibi menfur darbe hareketlerini Allah bir daha milletimize yaşatmasın.

Mustafa Işıldak www.gunebakisgazetesi.com

Adıyaman’da Güne Bakış Gazetesi 30.12.2016  

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: