Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi

Sıcak mesajlara inat soğuk icraat

04 Aralık 2014 Perşembe, 11:50

Engelliler Eğitim Haklarından da Yoksun

Sıcak mesajlara inat soğuk icraat

 

3 Aralık Dünya Engelliler Gününü cilalı laflarla kutluyoruz ama engellilerin yüzde 64’ü eğitimden yoksun. Kent içinde, kamuya açık alanlar engellilerin kullanımına tam anlamıyla uygun hale getirilmezken, eğitim yuvalarında halen engelli rampası olmayan okullar, engelli asansörü bulunmayan üst geçitler, engelli geçişini tıkayan araçlar, insanlar, engeller ve engeller. Bölgemizde ise durum daha vahim, Adıyaman, Diyarbakır, Batman, Siirt, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Hakkari, Bitlis, Ağrı, Iğdır ve Van başta olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu’da engelliler eğitim haklarından da yoksun yaşıyor.

Bölgenin mahrumiyeti engellilere de yansıyor

Diyarbakır, Batman, Siirt, Mardin, Şanlıurfa, Şırnak, Hakkari, Bitlis, Adıyaman, Ağrı, Iğdır ve Van başta olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu’da engelliler eğitim haklarından da yoksun yaşıyor. Bir taraftan engellilere yönelik eğitim veren okulların yetersizliği engelli vatandaşların eğitimlerinin önünde engel olarak dururken, diğer taraftan eğitimleri sürdürebilmek için düz ve meslek liselerine giden öğrenciler, okulların fiziki şartları nedeniyle oldukça zorlanıyor. Bu durumlar, bir taraftan engelli vatandaşların okula başlamamasına neden olurken, okula başlayan çok sayıda engellinin de eğitimini yarıda bıraktığı belirtiliyor. Eğitim ve engelli odaklı sivil toplum örgütleri, hem tüm okulların fiziki şartlarının engellilerin erişimine uygun bir duruma getirilmesini hem de engellilere yönelik okulların sayısının arttırılmasını istiyor.

 

Çalışırken de, emeklilikte de sorunlar var

Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı Yasin Barutçu, engelli vatandaşların sorunlarına dikkat çekerek, “Halen ülkemizde yaşayan engelli vatandaşlarımızın iş hayatına katılımdan ulaşıma, eğitimden sağlığa, istihdamdan çalışma hayatındaki sıkıntılara kadar pek çok sorunları bulunmaktadır.

Diğer taraftan 15 yılını tamamlayarak emekli olan engellilerimizin, aldıkları emekli ikramiyesi ve bağlanan maaşın yetersiz olması nedeniyle emeklilik hayatı kâbusa dönmekte ve engelli birey evine hapsedilmektedir. 15 yıllık çalışma hayatında gelebileceği derece ve kademeye gelmesi mümkün bulunmamaktadır.

Engellilerin emeklilik hayatlarını rahat geçirebilmeleri ve insanca bir yaşam sürmeleri için gerekli düzenlemelerin acilen yapılması gerekmektedir” dedi.

 

Engelli İstihdamı yetersiz

Türk Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı İrfan Tokur da açıklamasında, “3 Aralık Dünya Engelliler Gününü ne yazık ki engelli vatandaşlarımız ve engeli kamu çalışanlarımız birçok sorunla karşı karşıyadırlar. Engelli vatandaşlarımızı toplumsal hayatın içinde yer almalarını kolaylaştıracak istihdamda ne yazık ki devlet öncü olamıyor. Devlet Personel Başkanlığı verilerine göre bugün kamuda engelli kadrolarının hala yüzde 42’si boştur. Kamuda toplam engelli memur kontenjanı 55 bin 334 olmasına rağmen kamuda istihdam edilen engelli sayısı 34 bin 88 olarak kalmıştır. Bize göre bu ayıp herkese yeterdir. Engelli vatandaşlarımız iş beklerken, çalışma hayatında var olmak isterken hala engelli kadrolarının yüzde 42’sinin boş olması kamuya yakışmamaktadır. Kamuda yeterli engelli istihdamı yapmayan idareler ne yazık ki kamuda görev yapan engellilerinde temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, sorunlarına duyarsız kalmaktadırlar” ifadelerini kullandı.

 

Hayatın tüm engelleri kaldırılsın

Ses Adıyaman Şube Başkanı Alper Bilgiç, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle yayınladığı mesajda, şu görüşlere yer verdi;

“Birleşmiş Milletler, 1992 yılında sayıları her geçen gün artan engelli bireylerin sorunlarına dikkat çekmek için 3 Aralık gününü ‘Uluslararası Engelliler Günü’ olarak ilan etmiştir. Bu karar ‘engellilerin’ topluma kazandırılması ve insan haklarının tüm ve eşit ölçüde sağlanması amacıyla üye ülkelerce benimsenmiştir. Birçok özel günde olduğu gibi 3 Aralık’ta da konuya dikkat çekmek, engellilerin yaşam kalitesinin artırılması için açıklamalar, etkinlikler yapılarak ‘yılda bir gün’ hatırlanmaktadırlar. Her geçen gün sayıları artan engellilerin sorunlarının da arttığı bir gerçektir. Engellilerin sağlık, eğitim, istihdam, bakım, rehabilitasyon, ulaşılabilirlik ve birçok sosyo-kültürel ve ekonomik sorunlarına çözüm bulunması devletin asli görevleri arasındadır.

Ancak ülkemizde engelli bireyin yaşam kalitesinin artması için bu sorunlarının çözümlenmesi yerine, yalnızca özel günlerde hatırlanmaktan öteye gidilememiştir. Hükümet bu 3 Aralık için birçok şey yaptığını propaganda edecek. Ancak bir önceki yıldan farklı olmadığını engellilerin ve ailelerinin yaşamlarında görmek mümkündür.  Türkiye nüfusunun %12,29’u engellilerden oluşmaktadır. Bu sayı, engelli bireylerin ailelerini de katarak düşündüğümüzde, bu durumda etkilenenler %20’lere vardığı görülmektedir.

Hükümet 2011 yılında 633 sayılı KHK ile Özürlüler İdaresi Başkanlığını kaldırmış, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde genel müdürlük düzeyine indirmiştir. Son süreçte, sorunun tarafları olan sendikalar, engelli dernekler ve federasyonların görüşleri alınmadan bir gecede yasal düzenleme yapılmıştır. Sendikamız, engellilerin sorunlarının çözümüne ilişkin görüş ve önerilerini birçok platformlarda defalarca iletmiş Özürlüler İdaresi Başkanlığının kapatılmasıyla ilgili kaygılarını da somut örneklerle idarecilere sunmuştur. Ancak hükümet, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da antidemokratik bir şekilde davranmaya devam etmiştir.

Engellilere yönelik politikalar, engellilere ve engellilerin bakımından sorumlu kişilere ödenen ve adeta sadaka kültürüne dönüştürülen sosyal yardımlar alanına daraltılmıştır. Engelli bireyi yok saymak, toplumun dışına iterek, acıma duygusu ile bakmanın hiç kimseye bir yararı olmadığı için gerçek politikalara ihtiyaç vardır. Engellilerin toplumsal yaşama ve iş hayatına katılması, hem sosyalleşmesini sağlamakta, hem de ülke ekonomisine katkı sunacağı bilinmelidir. Engelli insanların toplumla bütünleşmesini sağlayacak politikaların, düzenlemesi gerekmektedir. Engellilerin aileleriyle birlikte ele alındığı eşit haklar ve fırsatların olduğu düzenlemelerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerekmektedir. Özellikle yerel yönetimlerin üst geçitler ve alt geçitler ile engellilerin yaşamlarını zorlaştıran uygulamalara son verilmesi gerekmektedir. Tekerlekli sandalyede oturup koşmayı denemek, gözlerimizi bağlayıp annemizi görmek, konuşamayıp şarkı söylemek, duymadan kuşların sesini duymak ne kadar zor ise engelliler için yaşam o kadar zordur.

 

Özürlüler İdaresi Başkanlığı Yeniden AÇılmalı

Özürlüler İdaresi Başkanlığı tekrar açılmalıdır, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi İhtiyari Protokolü imzalanmalıdır, Anayasa’da yasalarda ve uluslar arası sözleşmelerde yer alan engelli haklarının hayata geçirilmesi ve uygulanması için denetimler yapılmalıdır, Engellilere yönelik sosyal hizmet ve sosyal yardımlar için eylem planları oluşturulmalıdır,  1998 tarihli Kadın Konukevi Yönetmeliğine göre kendi işini göremeyecek bir engele sahip, ruh sağlığı bozuk, bulaşıcı ya da sürekli tedaviyi gerektiren ağır hastalığı olan, engeli yüzünden sürekli bakıma ihtiyaç duyan kadınlar, şiddete maruz bile kalsalar kadın sığınma evlerine kabul edilmemekte idi. 2013 yılında yeniden düzenlenen Kadın Konukevi yönetmeliğine göre,  her ne kadar engelli, rehabilitasyon ve güçlendirme sürecinde farklı hizmet modellerine ihtiyaç duyan kadınlar için içinde hizmete uygun eğitim almış personelin istihdam edileceği ihtisaslaşmış konukevlerinin kurulması öngörülmüş olsa da, bu konukevleri henüz hayata geçirilmemiştir. Bir an önce bu konukevlerinin açılması gerekmektedir.

Engelli istihdamında kota-ceza destekli istihdam ve korumalı istihdam yöntemleri uygulanmalıdır, Engelli kotasını doldurmadığı için işverenden kesilen para cezalarının toplandığı Fon engellilerin istihdamı, eğitimi ve sosyal refahları için kullanılmalıdır, Kamu ve özel kuruluşların fiziki koşulları engelli çalışanlar da gözetilerek yeniden düzenlenmelidir,  Kamu ve özel kuruluşlarda hizmet veren çalışanlara, engelliler ile iletişimlerini kolaylaştırıcı eğitim programları uygulanmalıdır,  Yerel yönetimlerin, engellilere uygun çevre düzenlemesi yapması sağlanmalı ve denetlenmelidir,   Engellilerin istihdamına yönelik, genel istihdamdan %4 kotanın uygulanması gerekmektedir.  Engelliler için ayrılmış ve boş duran 30 bin kadronun herhangi bir sınava tabi tutulmadan, engellilerin yeteneklerine ve koşullarına uygun şekilde bir an önce yerleştirmeler yapılmalıdır.

Yaşamın her alanında engelli bireylere yönelik ayrımcı uygulamaların ortadan kaldırılması için ‘mış gibi yaparak’ değil, gerçek düzenlemelerin yapılması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı başta olmak üzere gerekli bütçe ayrılmalı, düzenlemelerin yapılması denetlenmelidir.”

 

Engelliler eğitim hakkından yoksun

Doğu ve Güneydoğu’da engelliler, eğitim haklarından da yoksun yaşıyor. Engellilere yönelik okulların sınırlı sayıda olduğu bölgede, diğer okulların fiziki şartları ise engellileri zorluyor. Bu yüzden, çok sayıda engelli vatandaş eğitim görmezken, bazı engelli vatandaşlar da eğitimlerini yarıda bırakıyor. Engelli ve eğitim odaklı sivil toplum örgütleri, engellilerin eğitim haklarından faydalanabilmesi için devletin üzerine düşen görevi yapmasını istiyor.

 

Engellilerin Yüzde 64’ü Eğitimden Yoksun

Mezopotamya Engelliler Federasyonu Başkanı Erdal Satılış, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğü’nden aldıkları bilgilere göre, kent genelinde 120 engellinin bulunduğuna dikkat çekerek, bunların büyük bir çoğunluğunun eğitimden mahrum kaldığını vurguladı.  Federasyonlarına üye olan engellilerin yüzde 49’unun okur-yazar olmadığına, yüzde 15’inin ise okur-yazar olmakla birlikte herhangi bir okulu bitirmediğine işaret eden Satılış, “Böylece engellilerin yüzde 64’ünün eğitimden yoksun olduğu ortaya çıkıyor. Üyelerimizin yüzde 23’ü ilkokul, yüzde 8’ini ise ortaokul ya da dengi okullardan mezun. Lise ve üzeri mezuniyet derecesine sahip engelli oranı sadece yüzde 5″ dedi.

 

Parası Olmayanın Okulu Elinden Alındı

Devletin engelli saydığı toplum kesiminin ise yüzde 65’inin okur-yazar olmadığına vurgu yapan Satılış, “Liseyi bitirme oranı yüzde 7, üniversiteyi bitirme oranı maalesef yüzde 2’dir. Bu da yetmezmiş gibi sayısı bir elin parmağını geçmeyen özel eğitim kurumları kapatılmaya ya da şehir dışına sürülerek tasfiye edilmeye çalışılıyor. Parası olana özel okul kapısı gösterilirken, olmayanın okulu elinden alındı. Biz her geçen gün eğitime ulaşması daha fazla engellenen eğitim engellisi bir halkız” diye konuştu.

 

Diyarbakır’a Tam Donanımlı Bir Lise Açılmalı

Diyarbakır’da engellilere yönelik eğitim veren sadece 3 okulun bulunduğunu da anlatan Satılış, şunları kaydetti:

“Görme engellilere, zihinsel engellilere ve bedensel engellilere yönelik ilk ve orta okullar mevcut. Ama bunlar çok yetersiz. Öğrenciler de sadece ilk ve ortaokula devam edebiliyorlar. Bu okulları bitirenler ya eğitimlerini sonlandırıyorlar ya da kilometrelerce ötedeki illere giderek, eğitimlerini zor şartlar altında tamamlamaya çalışıyorlar. Yetkililerden çağrımız tam donanımlı bir lisenin açılmasıdır.”

 

Okullar Engelli Erişimine Uygun Hale Getirilmeli

Altı Nokta Görme Engelliler Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Akif Karakaş ise Diyarbakır’daki tek görme engeliler okulunun 2005’te açıldığını kaydederek, “Bu okul şuan görme engellilerin ihtiyacını yüzde 70 karşılayabilir durumda. Ama gün geçtikçe talep fazlalaştığı için bu okul belli bir zaman sonra görme engelli ihtiyacını karşılayamayacak durumda olacak. Çünkü binamız küçük.  Biraz daha büyütülmesi lazım” dedi.

Diğer engelli okullarının da farklı bir durumda olmadığını ve hepsinin ilköğretim denginde eğitim verdiğini dile getiren Karakaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bölgede sadece İşitme Engelliler Lisesi var. Bir engelli okulu bitirdikten sonra liseye normal okulda devam etmek zorunda kalıyor. Ama bir engelinin normal bir okulda okuma şansı yok denecek kadar az. Örneğin tekerlekli sandalyeli bir vatandaşın herhangi bir okulda sınıfa tek başına bağımsız olarak çıkması mümkün değil. Okullarımızın bir engellinin erişimine uygun halde olması şuan için söz konusu değil. 2005 yılında çıkan Engelliler Yasası’na göre 7 yıl içerisinde bütün imar alanlarının engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesi zorunluydu. Bu 29 Haziran 2012 tarihinde 3 yıl uzatıldı. Yani 2015 Temmuz’una kadar kamuya açık alanların, okulların, kaldırımların özetle her yerin engellilerin kullanımına uygun şekilde düzenlenmesi zorunlu. Bir an önce yasaya uyulmasını bekliyoruz.”

Güne Bakış Haber Merkezi-İHA

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: