“İç güvenlik paketi, halkı koruma adına yapıldı”

02 Mart 2015 Pazartesi, 09:37

AK Parti Milletvekili Metiner:

“İç güvenlik paketi, halkı koruma adına yapıldı”

 

24 TV’de İç Güvenlik Paketi’ni yorumlayan Ceren Kenar, üniversite öğrencilerinin fikir ayrılıkları yüzünden kavga ettikleri olayların haberlerini okurken karşılaştığı bir cümleyi çok yadırgadığını söyledi.

24 TV’de Seda Selek’in sunduğu Siyaset 24 programında Ahmet Kekeç, Ceren Kenar, Halime Kökçe ve Mehmet Metiner gündemin öne çıkan maddelerini yorumladı.

AK Partili vekil Mehmet Metiner ise, İç Güvenlik Paketi’nin, halkın özgürlüğünü ve demokrasisini korumak için bir ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak muhalefetin burada dürüst davranmadığını, gözlerinin içine baka baka yalanlar söyleyerek kamuoyunu yanıltmaya çalıştıklarını ifade etti.

Mehmet Metiner şunları söyledi:

Vatandaş diyor ki; “ey AK Parti! Bana özgürlük verdin, bana demokrasi verdin. Ama ben bu haklarımı koruyamıyorum. Bana güvenlik ver” diyor.

Ben bu yasal düzenlemeye HDP’lilerin karşı çıkmasını anlayabilirim. Yani sokaktaki kriminal unsurlar üzerinden siyasal sonuç devşirmeyi alışkanlık haline getirdiler.

İki şey yapıyorlar: Önce sokaklara sürüyorlar. Oradan bir şey devşiriyorlar. Ters teptiğini görünce de, “biz onlara söz geçiremiyoruz. Bizimle de anlaşamazsanız, artık bir daha konuşamayacağınız bir nesil geliyor.” Bu da ayrı bir tehdit unsuru.

Fakat CHP ve MHP’yi anlamak zinhar mümkün değil.

 

Gözümüzün İçine Bak Baka Yalan Söylüyor

Dün akşam HDP’li bir vekil, bu yasanın neresine karşı çıktığını açıklarken, gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor. “Poşuyu yasaklıyorsunuz” diyor. “Keyfi tutuklamalara, keyfi gözaltılara, keyfi dinlemelere izin veriyorsunuz” diyor.

 

Fransa’nın Kendi Polisine Verdiği Yetkiyi Biz, Bizim Polisimize Vermiyoruz

Allah aşkına ya. Münhasıran belirli suçlarda ve suçüstü hallerinde kolluğa gözaltı yetkisi veriliyor. Söz gelimi, kadına cinsel taciz yapıldığını gördünüz. Hırsızlığa, yağmaya tanık oldunuz. Toplumsal şiddet olaylarında, elinde molotof, yüzünü de kapatmış ve vatandaşın can ve mal emniyetini ihlal ediyor. Ne yapacaksınız?

Fransa ve benzeri ülkelerde kolluğun her bir ferdine, istediği an, istediği aracı çevirip arama yapma yetkisi verilmiştir. Biz burada, arabayı arama şartını bile kolluğun her ferdine vermiş değiliz. Herhangi bir polis, şüphelendiği bir aracı çeviremiyor. Mülki amir (vali ya da kaymakam) belirli sayıda sıralı amirlere talimat veriyor, o talimat çerçevesinde arama yapılıyor. Altını çizmemiz lazım, “münhasıran ve belirli suçlarla ilgili” geçerli bu.

 

Ceren Kenar: O Cümle Bana Çok Tuhaf Geliyor

Ceren Kenar, İç Güvenlik Paketi ve paketin görüşülmesi sırasında Meclis’te yaşanan tartışmaları değerlendirirken, pakete yönelik bazı eleştirilerinin de bulunduğunu, ancak sokakta hükümeti devirmeye çalışan bazı unsurların olduğunu, ülkede bir protesto şiddetinin açıkça görüldüğünü söyledi.

Özellikle, Türkiye’nin en elit üniversitelerindeki öğrencilerin bile fikir ayrılıklarını sokakta taşla, sopayla, molotofla, kanla çözmeye çalışmalarının çok tuhaf olduğunun altını çizen Ceren Kenar, son tahlilde mağduriyeti vatandaşın yaşadığını belirterek ” Protestocular vatandaş ve muhakkak ki onların protesto hakları var. Fakat bu protestolardaki şiddetten etkilenen de vatandaş. Evi, arabası, işyeri hasar alan da vatandaş. Bu tür çatışmalarda yaralanan, hayatını kaybeden de vatandaş. Ve devletin de vatandaşı korumak gibi bir yükümlülüğü var” ifadelerini kullandı.

Ceren Kenar, konuyla ilgili şunları söyledi:

Hükümeti sokakta devirmeye çalışan bazı unsurlar var. Bunun son derece gayri demokratik bir şey olduğunu biliyoruz. Bu ülkede gerçekten protesto şiddeti var. Mesela bana şu cümle çok tuhaf geliyor: Üniversitede karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan çatışmalarda bir kişi yaralandı, bir kişi hayatını kaybetti.

 

Oxford’da, Harvard’da Böyle Bir Cümle Olur mu? Ama ODTÜ’de oluyor

Allah aşkına, dünyanın hangi gelişmiş üniversitesinde böyle bir cümle kurulabilir? Mesela Harvard Üniversitesi’nde böyle bir cümle olur mu? Oxford’da olur mu? Oysa ki Türkiye’nin en elit üniversitelerinde, ODTÜ’de bile, Boğaziçi’nde bile Türkiye’nin en elit kesimini oluşturması beklenilen öğrenciler fikirsel bir tartışmayı hemen sokakta bir kavgaya dönüştürüyorlar.

 

Mağdur Olan Yine Vatandaş Ve Devlet Vatandaşı Korumak Durumunda

Bunu da bir tartışmamız gerekiyor. Protesto etiğini, protesto biçimini tartışmamız gerekiyor. Protestocular vatandaş ve muhakkak ki onların protesto hakları var. Fakat bu protestolardaki şiddetten etkilenen de vatandaş. Evi, arabası, işyeri hasar alan da vatandaş. Bu tür çatışmalarda yaralanan, hayatını kaybeden de vatandaş. Ve devletin de vatandaşı korumak gibi bir yükümlülüğü var.

 

Diyarbakır’da hiç duymayacağım bir cümleyi duydum: asker nerede? Polis nerede?

6-7 Ekim olaylarından sonra Diyarbakır’a gitmiştim. Orada hiç hayatımda duymayacağım bir cümleyi duydum ben: Asker nerede? Polis nerede? İşin böyle de bir boyutu var.

Güne Bakış Haber Merkezi

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: