“GAP’ı kimseye gaptırmam”

18 Haziran 2015 Perşembe, 09:59

Demirel’in siyasete damga vuran sözleri

“GAP’ı kimseye gaptırmam”

 

  1. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 13 Mayıs 2015 tarihinden itibaren akut solunum yolları enfeksiyonu nedeniyle tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi’nde vefat etti.

Süleyman Demirel, Cumhuriyet Kuşağı olarak bilinen 1920’lerde dünyaya gelmiş siyasetçilerin başını çekti. 1962’de Adalet Partisi’yle siyasi yaşama atılan Süleyman Demirel, 7 sene yasaklı kaldı, 6 defa hükümetten gitti, 7 kez de hükümet kurdu. Kişisel tarihi, neredeyse Türkiye’nin darbe ve muhtıra tarihiyle kesişen Demirel, siyasetin en çalkantılı dönemlerinde söylediği sözlerle hafızalarımıza kazındı. Halk ağzıyla konuşması, benzetmeleri ve hazır cevaplılığıyla “Türk siyasetinden bir Demirel geçti” dedirten efsane sözleri derledik…

  1. Yollar yürümekle aşınmaz

Gazeteci Erbil Tuşalp’in izlenimlerine göre; 1968’de Adalet Partisi Ankara İl Kongresi’nde, Demirel konuşurken bir delege, kürsüye doğru koşarak “Komünistler bu tarafa doğru yürüyorlar” diye bağırıyor.

Demirel konuşmasını hiç kesmeden “Yürüsünler ne olacak, yollar yürümekle aşınmaz. Tabanları yanana kadar yürüsünler” diye cevap verir.

(Demirel’in 12 Mart öncesi sol örgütlerin yürüyüşü hakkında söylediği kült haline gelen bu söz, daha sonraları 1961 Anayasası’ndaki toplantı ve gösteri yürüyüş hakkını hiçe saydığı yönünde eleştiriler aldı)

  1. Gap’ı kimseye gap diye gaptırmam.

(GAP Projesi’nin bitmeyeceğinin söylenmesi üzerine)

  1. Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir.

(1980 öncesinde Bülent Ecevit’e)

  1. Bulun 226’yı düşürün hükümeti

Demirel, AP Genel Başkanı seçilir.  8 Aralık 1964’te, dönemin Başbakan’ı İsmet İnönü ile Çankaya’da Liderler Zirvesi’ne katılır. Orada “Hükümet memleketi idare etmiyor” diye İnönü’ye topu atar.

İnönü: “Sayın Demirel şikayetin benden mi?”

Demirel: “Evet, sizden…Hükümetinizden…”

İnönü: “Çöldeki bedevi şeyhi dahi tehlikenin nereden geleceğini bilir. Onu anladım yalnız Hükümet Çankaya işi değildir, Meclis’in işidir. Gelin orada konuşalım”

İnönü sözünü şöyle bitirir: “Toplantı bitmiştir, bundan sonra da yapılmayacaktır”

80’lik İsmet İnönü, 40’lık Süleyman Demirel’e demokrasinin rayına oturduğunu ve oyunu kurallarına göre oynamak gerektiği mesajını o gün böyle verdi.

Demirel toplantı sonrasında şöyle der: “Adam haklı, “Gelin Meclis’e” diyor. hay hay gidelim Meclis’e bu hesabı görelim”

İşte Demirel’in yıllarca dilinden düşürmeyeceği “Bulun 226’yı devirin” sloganı o gün böyle bulundu ve aslında patenti İsmet İnönü’ye aitti.

  1. Demokrasilerde çareler tükenmez
  2. Dün dündür, bugün bugündür
  3. Şapkamı alır giderim

Demirel’in meşhur sözünün tarihi Mart 1963’e dayanıyor. 1960 ihtilalinden 3 yıl sonra, Celal Bayar için özel af çıktı. Kayseri Cezaevi’nden Ankara’ya geçen Bayar’a tepki gösteren gençlik örgütleri sokağa döküldü. 24 Mart 1963 gecesi iş iyice çığırından çıktı ve AP Genel Merkezi taşlı sopalı gruplarla harabe haline getirildi. ‘Şapkayı alıp gitme’ efsanesi o Mart gecesi yapılan toplantıda doğdu. Demirel ‘Bu memlekette 50 sene daha demokrasi olmaz’ dedi ve partiyi kapatma kararı aldıklarını açıkladı. Partililerin bütün ısrarlarına rağmen kabul etmedi ve istifa etti.

  1. Binaenaleyh Türkiye’nin altı çürüktür, Türkiye’nin altı çürüktür diye bırakıp gidecek değiliz, bununla yaşamasını öğreneceğiz.

(17 Ağustos deprem sabahı)

  1. Benzin vardı şeker vardı, şerbet yapıp biz mi içtik?
  2. Neresini sıksaydım?

(Bülent Ecevit’in elini sıkmasının doğruluğunu kendisine soran gazetecilere cevaben)

  1. Görünen köy uzakta değildir

Bu sözü birçoğumuz Kemal Sunal’ın Umudumuz Şaban filminde, Şaban’ın muhtarlığa adaylığını açıklarken halka seslenişinden hatırlıyor. Demirel’in taklidini yaptığı sahne: “Şimdi ben buraya neden çıktım? Niye çıktım? Niçin çıktım? Bunları izaha gerek yok gördünüz yürüdüm çıktım. Çıktıysam çıkmışımdır, çıkmamışsam çıkmamışımdır. Görünen köy uzakta değildir”

  1. Devlet bazen rutinin dışına çıkabilir.

(Susurluk skandalı sonrası)

  1. Ne veriyorlarsa benden beş fazlası

(Bu seçim vaadi bir harika dostum)

  1. Olaylar fevkalade

(13 Mart 1995 Gazi Olayları sırasında basına yaptığı açıklama)

  1. Türkeş Türk çocuğu, Ecevit halk çocuğu, Erbakan Müslüman çocuğu, biz o… çocuğu muyuz?
  2. Güniz sokak’ta Nazmiye ile tavuk besleyecek değiliz.
  3. Goalisyon hökümetimiz hayırlı uğurlu olsun. (1991 genel seçimleri sonrası DYP-SHP koalisyon hükümetinin kurulduğu gün)
  4. Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk
  5. Ege bir Yunan gölü değildir. Ege bir Türk gölü de değildir. Binaenaleyh, Ege bir göl de değildir.
  6. Binaenaleyh, öküzün altında buzağı aramanın manası yoktur.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: