“Eğitimde köklü değişikliğe ihtiyaç var”

28 Aralık 2016 Çarşamba, 09:07

Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Deniz;

“Eğitimde köklü değişikliğe ihtiyaç var”

 

Memursen İl Başkanı ve Eğitim Bir Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, “Her ne kadar okulların ve diğer eğitim kurumlarının bilişim ve teknoloji donanımı yenileniyor ve geliştiriliyor, her geçen gün öğretmen açığı nedeniyle oluşan sıkıntılarımız azalıyorsa da istenilen oranda ilerleme sağlanamıyor. Gelişen ve değişen dünya, beraberinde farklı yaklaşımları da getiriyor. Eğitimde köklü değişikliklere ihtiyacın her gün daha da fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz.” dedi.

Beraberinde Habip Yıldırım ve Mehmet Demir’le birlikte gazetemizi ziyaret eden Memursen İl Başkanı ve Eğitim Bir Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, gazetemiz sahibi Mustafa Yücekaya ile bir süre sohbet etti.

Gazetemizin 13’üncü kuruluş yıldönümünü de kutlayan Deniz, yerel basının önemine değindi.

Adıyaman’da eğitimin durumu hakkındaki soruya Deniz şöyle cevap verdi; “Adıyaman’da eğitim öğretim faaliyetlerini ve elde edilen sonuçları değerlendirdiğimizde arzu ettiğimiz sonuçlara ulaştığımızı söyleyemeyiz. Her ne kadar okulların ve diğer eğitim kurumlarının bilişim ve teknoloji donanımı yenileniyor ve geliştiriliyor, her geçen gün öğretmen açığı nedeniyle oluşan sıkıntılarımız azalıyorsa da istenilen oranda ilerleme sağlanamıyor. Gelişen ve değişen dünya, beraberinde farklı yaklaşımları da getiriyor. Eğitimde köklü değişikliklere ihtiyacın her gün daha da fazla hissedildiği bir dönemden geçiyoruz. Öğretmen ve öğrenciler bu değişimi en iyi takip eden gruplar olarak karşımıza çıkıyor. Ancak çok iyi bilinmelidir ki ; eğitim üç sac ayağı üzerinde devam eder: Öğretmen, öğrenci ve veli. Bu sacayağının veli tarafı ne yazık ki Adıyaman’ımızda pek iyi işlememektedir. Velilerimizin okul ve öğretmenle bağlantısı ne yazık ki çok zayıf. Bu anlamda işbirliğini sağlamak açısından en önemli görev yine öğretmenlerimize ve okul idarecilerimize düşmektedir. Eğitim camiasının fedakâr neferleri olan öğretmenlerimizin gayretli çalışmalarına velinin de desteğini katmalıyız.

Adıyaman’ın eğitim alanında istenilen başarıyı henüz yakalayamamış olmasının nedenlerinden biri de geliştirilen projelerin sadece öğretmeninin sırtına yüklenerek, projelerin bir evrak çöplüğü ve kağıt israfına dönüştürülmesidir. Akademik başarı ve değerler eğitimi kapsamında geliştirilen projelerin tamamı, – hedeflerini göz önüne aldığımızda – tüm Türkiye’ye örnek teşkil ediyorken değerlendirme çalışmalarının evrak yüküyle hantallaştırılması ve öğretmenin inisiyatifinin gerek sınıf içinde gerekse sınıf dışında minimum düzeye indirilmiş olması bu projelerden arzulanan verimi almamıza engel olmaktadır.

Eğitim sistemimizde ders yükünün fazla oluşu, bu ders yükünü taşıyan öğretmenlerimizin öğrencilerin kişilik gelişimine katkı sağlayacak faaliyetleri yapmasına engel olmaktadır. Öğretmenin ders dışında planlama yapmasını ve gelişen dünyaya uyum sağlama, akademik gelişmesini sürdürmesi vb. çalışmalarını engellemektedir.

İlimizde eğitimde kalkınmayı sağlamak için yerli işadamlarımıza da görev düşmektedir. Eğitime yapılan yatırımları hayırseverlik kavramının ötesine taşımalı, bunu bir bilince dönüştürmeliyiz.

Sivil Toplum Kuruluşları olarak çalıştaylar, raporlar, seminerler vb. faaliyetlerle sorun tespiti yapmalı ve çözüm yolları üretmeliyiz. Öne sürülen çözümlerin gerçekçi ve sahada uygulanabilir olmasına özen göstermeli yerel nitelikler göz önünde bulundurulmalıdır.

Eğitim Bir Sen olarak yerel sorunları bilen, bölgeyi tanıyan, sorunlara kapsamlı çözümler üretebilen ve sürdürülebilir bir çalışma azmine sahip tecrübeli yöneticilerin ulaşmak istediğimiz düzeye bizi taşıyacağına inanıyoruz. Bu anlamda yönetici atamalarında biraz önce bahsettiğimiz özelliklere sahip adayların tespit edilip görevlendirilmesi gerekir.”

 

Sayısal, Türkiye’nin önemli sorunu

Sayısal derslerdeki başarısızlığın sebepleri hakkında da konuşan Deniz, “Sayısal derslerde akademik başarının düşük olması sadece Adıyaman’ın değil tüm Türkiye’nin çözmeye çalıştığı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu derslerde yeteri kadar laboratuar çalışması ve deneysel tecrübenin kullanılmadığı kanaatindeyim. Bahse konu olan sorunumuz soyut kavram ve işlemlerin hâkim olduğu bir alan. Dolayısıyla kavramların örneklemeler, deneyler vb. laboratuar ve ders dışı faaliyetlerle somutlaştırılması sorunumuzun çözümünde en önemli noktayı teşkil etmektedir. Ders kitaplarının içerik olarak ve görseller açısından zenginleştirilmesi bir diğer çözüm yöntemidir. Ama daha da önemlisi öğrencinin ilgisini çekecek hale getirmektir. Sayısal nitelikli dersler öğrencilerimizin başarısızlık hissini en çok tattığı ve mücadele etmekten en çabuk pes ettiği derslerdir. Öğrencilerimize bu derslerde başarılı olma hissini tattırarak ve günlük hayattan ayrıştırılmış ders konularının aslında günlük yaşantımızda her alanda kullandığımız bir tarafının bulunduğunu keşfettirmeli böylelikle keşif yoluyla keyf almasını sağlamalıyız.

Buradan yola çıkarak eğitim sistemimizi ve müfredatımızı tekrar sorgulamamız gerektiği ortaya çıkıyor. Ezbere dayalı ve sınav endeksli bir sistem çözüm değil maalesef sorun üretiyor. Öğrencilerimizi eleştirel ve analitik düşünmeye sevk edecek, değerlendirme yapabilecek ve çözümler üretecek bir eğitim sistemine ihtiyaç olduğu aşikardır.” dedi.

Hizmet içi eğitim merkezine kavuşmak üzereyiz

Yılan hikayesine dönen öğretmeneviyle ilgili de gelinen süreci aktaran Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Deniz, “On binin üzerinde çalışanı bulunan ilimize yakışmayan ve hizmet alma noktasında eğitimcilerimizin yeteri kadar faydalanamadığı bir öğretmenevimiz var. Yatak kapasitesi oldukça düşük, standart hijyen niteliklerinin uygulanmasında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Her yönüyle eğitimcilerin ihtiyaçlarına cevap veremeyen bir öğretmenevi… Aslında şu anda hizmet vermekte olan binamız zamanında Cumhuriyet İlkokulunun bir eklentisi olarak inşa edilmiş daha sonra Akşam Sanat Okulu ve öğretmenevi olarak hizmete sunulmuş. Yani aslında Adıyaman’ın yıllardır zaten öğretmenevi olması düşünülerek yapılmış bir yeri yok. Geçici bir çözüm olarak düşünülmüş herhalde. Nitelikli bir öğretmenevi ihtiyacının giderilmesi için yıllardır mücadelemizi ve girişimlerimizi sürdürüyoruz. Türkiye’nin birçok iline yeni ve ihtiyacı karşılayan öğretmenevleri kazandırılırken Adıyaman’ın bugüne kadar bu hizmetten mahrum kalmış olması düşündürücüdür. Bu konuda sendikamızın ve öğretmenlerimizin ciddi bir fedakarlık yaptıklarını da hatırlatmak isteriz. Bu konuda daima sorumluluk aldık ve çözüme kavuşturulması için çaba sarf ettik.

Eğitim Bir Sen Adıyaman Şubesi olarak hazırladığımız raporlar, önerdiğimiz çözümler sonucunda nihai olarak öğretmenevi girişimlerimiz sonuç vermiş ve Adıyaman, içinde öğretmenevi bulunan bir Hizmet içi Eğitim Enstitüsüne kavuşmak üzeredir. Hizmet içi Eğitim Merkezinin geçtiğimiz süreçte ihalesi tamamlanmış ve tesisin inşasına başlanmıştır. Hizmet içi Eğitim Merkezi toplam 14 Bin m2 kapalı alana sahip olacak. Modern bir mimariyle inşa edilecek tesis, 116 oda ve 232 yatak kapasitesine sahip olup beş yıldızlı otel konforunda hizmet verecektir. Tesiste 284 kişilik konferans salonu, 5 adet süit oda, 2 adet cep sinema salonu, sergi ve fuaye alanı, yemekhane, açık yüzme havuzu, spor salonları, kafeterya, kuaför ve bilgisayar odaları ile muazzam bir merkez olarak tasarlanmıştır. Aynı proje içerisinde 24 derslikli Turizm ve Otelcilik Lisesi de yer alacak. Eğitimcilerimizin inşaatın nihayetinde hak ettikleri tesise kavuşacakları günü biz de sabırsızlıkla bekliyoruz.” dedi.

 

Halepliler insanlığa kırgın

Halep’e yol açmak için sınıra kadar giden Memur Sen İl Başkanı Deniz,  Haleplilerin insanlığa kırgın olduğunu belirterek, “Maalesef, Halep insanlığa kırgın, Halep mahzun ve Halepliler ellerini semaya açmış: “Ya Rab, bize katından bir yardımcı gönder.’’ diyor. Halep bizim tarihimiz. Halep bizim geleceğimiz. Halep bizim parçamız. Halep bizim yürek yangınımız. Bugün Srebrenitsa’nın kaderini Halep yaşıyor. Halep’te insanlık ölüyor.  İnsanlığın ve bütün insani değerlerin katledildiği kentlerden biri Halep! Halep, insanlığın topyekûn öldüğü bir yerdir artık. Kim hangi bahanenin arkasına gizlenirse gizlensin hakikat budur. Bu yüzden Halep, aynı zamanda insanlığın imtihanıdır. Halep’te ölen de biziz, ezilen de biziz. Toza dönüştürülerek köle edilmek, yok edilmek istenen yine biziz.

Eğitim Bir Sen ve Memur Sen ailesi olarak her zaman, zulme uğrayanların yanında zalimin de karşısında durduk. Ülkemizin için içinde, sınırında veya uzak bölgelerinde zulme uğrayanların sesi olmaya, onlara ensar olmaya gayret ettik. Yaşadığımız son olaylarda özellikle Halep’te uygulanmakta olan soykırıma karşı, insan hakları ve demokrasi naraları atanların üç maymunu oynayanların sessizliğine ve eylemsizliğine karşı sesimizi yükselterek eyleme geçtik.  Başkanlığını yürüttüğümüz Adıyaman Sivil Toplum Platformu olarak “ Halep’e Yol Açın” yardım kampanyasını 140 STK ile organize ettik ve bu kampanyamız devam ediyor. Zulme karşı sesimizi yükseltmek için tüm Türkiye’den on binlerin katılımıyla Cilvegözü Sınır Kapısı’na yürüdük ve orada bir gece kaldık. Bu yürüyüşümüz karşılık bularak karşılıklı ateşkes anlaşması ile Halep’ten tahliyeler başladı.

Şu konuya da değinmeden geçmek istemiyorum: Sınırlarımızın içinde ve dışında karşı karşıya bırakıldığımız terör ve terörist oluşumlar var. Zalim düzenin devamı için terör bir aparat olarak kullanılmaktadır. Biz biliyoruz ki terör, özellikle İslam dünyasında yıkımın yaşanması için, bizzat emperyalist devletler tarafından desteklenmektedir. Terörü üretenle, terörü temizleyeceğim diyen  aynı ağız.

Bu hunhar örgütlerin vahşi saldırılardaki amacı, Türkiye’de kaos ve huzursuzluk ortamı oluşturmak, Türkiye’nin yeni yönelişlerinin önünü almak ve Türkiye’nin yönetilebilir, öngörülebilir bir ülke olmaktan çıkarılmasını sağlamaya çalışmaktır. 15 Temmuz’da başaramadıklarını bugün bütün yolları deneyerek elde etmeye çalışıyorlar. Patlatılan bombaların, suikastların, ekonomimizi çökertme çabalarının, yanı başımızda Suriye’de yaşatılan zulmün ve soykırımın kimin eliyle yapıldığı önemli değil. Bütün bu örgütler aynı elin farklı parmakları ile oynatılan kuklalardır ve hedefleri sadece Türkiye değil bütün bir İslam coğrafyasıdır. Barışı ve kardeşliği esas alan temel anlayışımız sayesinde hiç bir hainlik, birlik ve beraberliğimize zarar veremeyecek, millet ve ümmet olarak geleceğe yürüyüş kararlılığımız engellenemeyecektir. Hep birlikte güçlü Türkiye’yi ve kadim İslam medeniyetini tüm oyunlara rağmen kardeşlik harcımızla inşa edeceğiz.” dedi.

Güne Bakış Haber Merkezi

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: