Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi

“Aynı Ailenin Üyesiyiz”

16 Kasım 2016 Çarşamba, 08:21

BM Raportörü David Kaye;

“Aynı Ailenin Üyesiyiz”

 

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü (BYEGM) Mehmet Akarca, Birleşmiş Milletler (BM) Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye ile bir araya geldi. Akarca ile Kaye görüşmesinde, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi ve sonrasında yaşanan süreç, Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında yürüttüğü faaliyetler, basın yayın alanında BYEGM’nin gerçekleştirdiği çalışmalar, yabancı basın mensuplarının Türkiye’deki çalışma şartları, basın ve ifade özgürlüğü konuları ele alındı.

Dünya’da özellikle bazı Avrupa ülkelerinde Türkiye’ye ve 15 Temmuz FETÖ darbe girişimine yönelik yoğun bir dezenformasyon yürütüldüğünü, farklı ve yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden BYEGM Genel Müdürü Akarca, “Tarihe ve Milli Birliğe Tanıklık” programı ile bu dezenformasyonun önüne geçmek, doğru bilgiyi vermek adına yabancı basın mensuplarının konuk edildiğini, Uzakdoğu’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Türk Cumhuriyetleri’ne kadar dünyanın dört bir yanından 200’ün üzerinde basın mensubunun Türkiye’de ağırlandığını ifade etti.

 

15 Temmuz Türk demokrasisine ve Türk halkına karşı yapılmış bir saldırıdır

BM adına 15 Temmuz’da hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini ileten David Kaye,  “Biz de 15 Temmuz’u Türk Hükümeti’nin gördüğü şekilde görüyoruz. Bu, Türk demokrasisine ve Türk halkına karşı yapılmış bir saldırıdır.” şeklinde konuştu. Türkiye’nin uzun zamandır demokratik batı dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten David Kaye, “Aynı ailenin üyesi olduğumuza inanıyoruz. Türkiye’nin AB’nin birçok kuruluşunun temel üyesi olarak, batının bir parçası olduğunun bilincindeyiz.” ifadelerini kullandı.

BYEGM’nin ve kendilerinin çalışma alanlarının benzer olduğunu, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün önemli görevler üstlendiğini kaydeden Kaye, “Hem Genel Müdürlük olarak hem de çalışanlar olarak önemli bir görev üstleniyorsunuz. Türkiye ile ilgili bilgi ve haberlerin gerek Türk halkına gerekse Türkiye dışındaki insanlara ulaşması bağlamında önemli bir rol oynuyorsunuz. Türkiye ziyaretinde öncelikli ele aldığımız konuların arasında BYEGM’nin de görev alanına giren bilgiye erişim ve bilginin paylaşılması yer almakta.” değerlendirmelerini yaptı.

 

Yabancı gazetecilerin karşılaştığı sorunların çözümü için çaba sarf ediyoruz

Akarca görüşmede, BM Raportörü David Kaye’in BYEGM’nin sorumluluk alanları, yabancı gazetecilere yönelik yürütülen çalışmalar, basın kartı verilmesi ve iptaline yönelik sorularını da yanıtladı. Yerli ve yabancı basın mensuplarının karşılaştığı sorunların çözümü için BYEGM olarak gayret sarf edildiğini belirten Akarca şunları kaydetti: “Uluslararası gazetecilerin Türkiye’de çalışabilmesi için akreditasyonlarını yapıyor, tüm yayınları takip ediyoruz. Basın mensupları ile birebir iletişim halindeyiz. Bilgiye erişim de dahil herhangi bir sorunla karşılaştıklarında çözüm için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Yabancı basın mensuplarından terör örgütleri ile ilişkileri kesinleşmiş, tutuklanmış, ülkesine iade edilmiş olanların dışında hemen her yabancı basın mensubuna basın kartı veriliyor. Dünyadaki uygulamalar da bu şekilde. Yerli basın mensuplarında ise gazete sendikaları, dernekler, basın yayın kuruluşlarının temsilcileri, medya sektöründen isimlerin yer aldığı basın kartı komisyonu tarafından basın kartı veriliyor. Bu komisyonda devletin ağırlığı yok.”

Basın kartı iptallerine ilişkin ise dikkatli bir çalışma yürütüldüğünün altını çizen Akarca, hiçbir zaman önyargılı olmamaya çalışıldığını, basın kartı iptali ile ilgili karar verileceği zaman birçok yerden araştırılıp, çeşitli kaynaklara bakıldığını ifade etti.

 

Akarca’dan Avrupa’ya eleştiri: Katilleri görmezden gelmek demokrasi midir?

Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalara da değinen Akarca, birçok ülkenin Türkiye’yi anlamamakta ısrar ettiğine vurgu yaptı. 40 bin kişinin ölümüne sebep olan PKK terör örgütünün Avrupa’nın birçok ülkesinde rahatça hareket edebildiğini, Avrupa Parlamentosunda sergi, pankart açabildiğini ifade eden Akarca, “Batı’da öyle bir rüzgar estirilmeye çalışılıyor ki Türkiye sanki demokrasinin olmadığı bir ülke. PKK, PYD, YPG’nin aynı olduğunu, PKK’ya hangi Avrupa ülkelerinin yardım ettiğini, FETÖ’yü kimlerin himaye ettiğini bütün dünya bilmiyor mu? Katilleri görmezden gelmek demokrasimidir? Öyleyse biz de demokrasi anlayışımızı gözden geçirelim.” diyerek bazı Avrupa ülkelerinin PKK’ya karşı gösterdiği tutumu, çifte standartını da eleştirdi. Akarca, birçok terör örgütü ile aynı anda mücadele eden bir ülke olan Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı hususların göz önüne alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini de ifade etti.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: