Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi

“Geleceğin üniversitesini inşa ediyoruz”

25 Eylül 2014 Perşembe, 08:25

Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü:

“Geleceğin üniversitesini inşa ediyoruz”

 

Adıyaman Üniversitesi, Türkiye Gazetesinin dünkü sayısında yer aldı. Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Talha Gönüllü ile yapılan geniş bir söyleşi Türkiye Gazetesinde yer aldı.

Doç. Dr. Süleyman Doğan sordu, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Talha Gönüllü cevapladı.

Adıyaman Üniversitesi (ADYÜ) 2006 yılında kurulmuş bir üniversite. Üniversitenin genç, dinamik, çalışkan Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü; üniversitenin hızla büyüdüğünü, 12 fakülte, 1 devlet konservatuarı, 3 yüksek okul, altı meslek yüksek okulu, üç enstitü ve yaklaşık 18 bin öğrencisiyle bölgeye ve Türkiye’ye büyük katkı sağladıklarını belirtiyor. Üniversite yerleşkesi gayet güzel, temiz, düzenli, yeşil ve her noktada kuş ve kurbağa seslerini bile duyabiliyorsunuz. İki gün kaldığım ilde rektör yardımcısı Prof. Dr. Niyazi Kahveci de Adıyaman’ın farklı yerlerini tanıttı. Rektör Prof.Dr.M.Talha Gönüllü’nün üniversitenin alt yapı yatırımlarını da kapsayan bugünden itibaren daha 5-10 yıllık projelerini anlattı. Makamında görüştüğüm Gönüllü ile söyleşi sırasında basın koordinatörü Sinan Temel de hazır bulundu. Sizleri Rektör Gönüllü ile yaptığım söyleşiyle baş başa bırakıyorum.

 

Dünden bugüne üniversite nereden nereye gelmiştir kısaca özetler misiniz?

Adıyaman Üniversitesine rektör olarak başladığım 2011 yılından bugüne çok önemli projeler gerçekleştirdik. 2006 yılından sonra kurulan 51 üniversite içinde 4.sıradayız. Türkiye genelinde ise 66.sıradan 48 sıraya geldik. Bu yıl üniversitemize kayıt yaptıran 4514 öğrenciden 1902’si Adıyamanlıdır. Bu da üniversitemizin 1902 aileye hem sosyal, hem ekonomik ve hem de psikolojik yönden destek ve katkısı demektir. Bu durum üniversitemizin ilimiz ve bölgemiz için ne kadar önemli olduğunun bariz bir göstergesidir. 2011 yılı itibarıyla 675 bin metrekare iken bugün mevcut kampüs alanını yüzde 50 oranında genişleterek 1 milyon 64 bin metrekareye ulaştırdık. Yeşil alanı 22 bin metrekareden 120 bin metrekareye getirdik. Kapalı alanı 33 bin metrekareden 160 bin metrekareye getirdik. Mevcut yatırımlarla 200 bin metrekareyi de geçmiş olacağız.

 

Üniversiteniz Türkiye için ne ifade ediyor ve Türk bilim alanına yaptığı katkılara kısaca değinir misiniz?

Adıyaman Üniversitesi demek Adıyaman demektir. Adıyaman’ın ve Adıyamanlının geleceğe dair umutlarını yüklediği ve her yönden çok şey beklediği Adıyaman Üniversitesi, Türkiye’nin ücra köşelerinden birinde sıkışıp kalmış ve dışa açılma konusunda birtakım sıkıntılar yaşayan Adıyaman için adeta dünyaya açılan penceresi konumundadır. NASA’da çalışan öğretim üyemiz var. İsviçre’nin CERN (Avrupa Nükleer araştırma merkezi)’de araştırmacılarım var. Kasım ayından itibaren 60 cm çapında bir teleskop da kuruyoruz. Bu bölgemizde ilk olacak. Türkiye’de bir kaç yerde var. Yeni kurulan mühendislik, tıp, diş hekimliği fakülteleri ve sosyal bilimler konularında da araştırmaları ve projelere büyük destek veriyoruz. Rektörlüğü devraldığım 2011 Mayıs öncesinde yayınlanan SCI Uluslarası makale sayısı 174 iken bugün yayın sayısı 915’e ulaşmıştır.  Yine alınan atıflar 1061 iken şimdi 7419’a çıkmıştır. 2011 öncesinde toplam projelere verilen 140 bin TL civarında destek var iken hâlihazırda 5 milyon TL’yi aşan proje desteğimiz olmuştur. Bütçeden yurtdışına bilimsel faaliyetleri destek için 150 akademik personeli yurt dışına gönderdik. Yeni Türkiye’nin yeni üniversiteleri içinde, Adıyaman’ın Türkiye ve dünyaya entegrasyonu için ADYÜ’ nün önemi büyüktür. Hâlihazırda 500 civarında lisansüstü öğrencimiz de bulunmaktadır.

 

Üniversitenizin sanayi, bilim ve teknik işbirliğini yeterli buluyor musunuz?

İlimizde mevcut sanayi kuruluşları ve bu alanda faaliyet gösteren meslek kuruluşları ve dernekler ile sıkı bir iletişim ve diyalog içerisindeyiz. Özellikle AR-GE konusunda çalışmalarımız devam etmektedir. İlimizin gelişmesine katkı sağlamak için; sanayi, tarım, hayvancılık ve gıda sektörleri başta olmak üzere son bir yılda 7 çalıştay gerçekleştirdik. Adıyaman’daki sanayi ve STK’larla işbirliği halindeyiz. Bu yıl, 700 kişiye 17 alanda sertifikalı kurslar verdik.

 

Üniversitenizin yakın ve uzak hedef olarak Türk bilimindeki vizyonunu ve yerini nerede görmek istiyorsunuz bu alanda ki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Özellikle eğitimde ve sağlık alanında öne çıkan bir araştırma ve uygulama üniversitesi olmak istiyoruz. İki yıllık meslek yüksekokullarına önemsiyoruz. Çünkü bunlar ara elaman sağlıyor. Türkiye’de aranan en son teknolojileri bilen ara elamanı inovatif görgüleri gelişmiş Türkiye genelinde aranan ara elamanı yetiştirmeyi hedefliyoruz.

 

Yükseköğretim kurumlarında görmek istediğiniz öğrenci profili sizce nasıl olmalıdır?

İçinde yaşadığımız toplumun değerlerini özümsemiş, gelişim ve değişime açık, öğrenme ihtiyacı duyan, hedefleri olan, bilimin ışığında araştıran, düşünen ve sorgulayan, iç disiplini gelişmiş ve sorumluluğunun bilince olan bir öğrenci olmalı. Daha çok bölgesel değil Türkiye genelinde gelen yurtdışından gelen öğrencileri burada arzu ediyoruz. Adıyaman’daki huzur ortamı doğal sağlıklı ortam hayat pahalılığı bakımından en ucuz şehirlerden en önde gelen şehridir. Adıyaman’ın Türkiye’de öğrenciler için en önemli tercih ve cazibe merkezi olmasını hedefliyoruz. Bunda da önemli ölçüde başarılı olmuş durumdayız. Bilimin ışığında değerlerimizle donanmış sorgulayan, hür ve özgür düşünceye sahip nesiller yetiştirmeye çalışıyor.

 

Türkiye’deki üniversitelerin bilim, teknik ve üretime katkı bakımından dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek düzeye gelmeleri için neler yapılmalıdır? Bu alandaki bilimsel çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu bir süreç meselesidir. Üniversitelerimizin dünyada ilk yüzlere gelebilmesi için gerekli donanıma gerek insan gerekse maddi donanımlara sahip olması gerekiyor.  Bu bakımdan ülkemizin her şehrine yayılmış olan üniversitelerimiz öncelikle maddeten önemli ölçüde mevcut desteklerin arttırılması gerekir. İlk yüze giren üniversitelerin bütçeleri değerlendirilerek ülkemizde seçilmiş bazı üniversitelerin ayrı bir bütçe ile desteklenmesi gerekir.

 

Üniversite Rektörü olmak nasıl bir duygu, hissiyatınızı paylaşır mısınız?

Hizmet etme aşkı ve şevki var. Yapılan gelişmelerden doğan bir mutluluk var. Öğrencilerimizle iç içeyiz ve onlarla birlikte yemekhanede yemek yiyoruz.  Bundan büyük bir mutluluk duyuyorum. Öğrencilerin rektörlerine 24 saat ulaşma imkânı var. ‘Öğrencilere mektup’ başlığında web sitesinde bir bölüm açtık. 24 saat 7 gün bize rahatlıkla ulaşıyorlar ve sorunlarını çözmeye çalışıyorum.

 

Rektörlüğünüz sırasında unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?

Öğrencilerimizin mezuniyet törenlerinde bize gösterdikleri minnet ve sevgi yüklü davranışları ve yakın duruşları benim mutluluğum ve en önemli anılarımdandır.

 

İlimizde Bir İlk; Adıyaman Evleri

Hedefiniz nedir?

Adıyaman’ı ilimle anılan bir şehir haline getirmek ve dünyada Adıyaman Üniversitesini bir numara yapmaktır.

 

Yeni Türkiye’de geleceği inşa etmek isteyen bir üniversite olarak pratik ne gibi projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz?

En önemli projelerimizden biri de; kültürümüzü canlı tutmak ve sonraki nesillere aktarmak adına üniversitemiz kampüs alanında “Adıyaman Evi” inşa ediyoruz.  Diğer bir projemizde MİNYAMAN, üniversitemiz kampüsü içerisinde yer alacak ve kültürümüzün belli başlı bazı özelliklerini canlandıracak. Kendi bütçemizle yaptırılan ve inşaatı hızla devam eden “Adıyaman Evi”nin yanında inşa edilecek olan MİNYAMAN’ın içerisinde, çarşı görünümünde karşılıklı dükkânların olduğu ve yerel dokunun hâkim olduğu bir sokak ile su değirmeni ve çeşme olacaktır. Sokakta bulunan küçük dükkânlarda unutulmaya yüz tutmuş bakırcı, kalaycı, dokumacı, kunduracı, semerci, ahşap doğramacı, bıçak bileyicisi ve terzi gibi meslekler canlandırılacak.

 

250 personele ihtiyacımız var

İdarî memur açığı

 

Sizce üniversitelerin temel acil sorunları ve çözüm yolları neler olabilir?

Yeni kurulmuş ve gelişme sürecini tamamlamaya çalışan üniversitemizde, normal işlevlerimizi yerine getirebilmek için, hâlihazırda, teknik personel dâhil 250 civarında memur ihtiyacımız bulunmaktadır. Her yıl üniversitemize tanınan memur kadrosu kontenjanları göz önüne alındığında, üniversite büro kısmına yeter sayı, ancak bir 10 yıl sonra mümkün hale gelecektir. Bu kadar adet personel eksiğimiz nedeniyle, çalışanlarımızın tüm gayretlerine rağmen, büro ve teknik işlerimiz istediğimiz gibi yürüyememektedir. Bu durum, tüm yeni kurulmuş devlet üniversiteleri için de aynı durumdadır. Üniversitemizin bu bakımlardan bulunduğu olumsuz şartları tehdit eden diğer önemli bir husus; son bütçe kanununda memurların kurumdan ayrılmaları halinde yerine kadro alamamamız halidir. Bu durum, ölüm, malulen ve normal emeklilik, kurum içi ve dışına nakillerin hepsinde geçerlidir.

 

Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü kimdir?

1959 yılında Adıyaman’da doğdu. İlk, Orta ve Lise Eğitimini Malatya’da tamamladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü 1981, Yüksek Lisansı 1983 ve Doktora çalışmalarını ise 1987 yılında tamamladı. 1982–1987 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. Uygulamalı (Co-Op Education) Mühendislik konusunda dünyaca ünlü Kanada Waterloo Üniversitesi’nde 1989–1990 yılları arasında öğretim üyeliği yaptı ve burada önemli projeler üretti. Kanada’dan döndükten sonra Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nde Öğretim Üyesi olarak çalışmaya başladı ve süreç içinde fakülte ve bölümde idari görevlerde de bulundu.

Prof. Gönüllü, imza attığı yüzlerce ulusal ve uluslararası akademik çalışmalarının yanı sıra, kendi geliştirdiği bilimsel metotlarla ve ürettiği 500’ün üzerinde ulusal ve uluslararası proje ve uygulamalı araştırma çalışmasıyla Üniversite-Sanayi-Kamu İşbirliği ve AR-GE çalışmalarına büyük önem verdi. Çevre konusunda; İstanbul Sanayi Odası, Belediyeler, Sivil Toplum Örgütleri Kapsamında Jüri Üyeliği ve birçok Proje Olimpiyatının jüri üyesi olarak görev yaptı. İyi derecede İngilizce bilmekte, evli ve üç çocuk babasıdır. Halen ADYÜ Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

 

 

ADYÜ’nün kimlik kartı: İnsan merkezli üniversite

Kuruluş: 2006

12 fakülte, 3 enstitü, 3 yüksekokul, 6 meslek yüksekokulu, bir devlet konservatuarı

Akademik kadro: 754

İdari kadro: 501

Öğrenci sayısı: 18 bin

Kapalı alanı: 160 bin metrekare.

MİSYON: Evrensel değerlere bağlı, insan merkezli ve öngörülü bir yönetim anlayışı ile eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve sosyo-kültürel faaliyetler yapan, karşılaşılabilecek veya karşılaşılan sorunları aklın ve bilimin süzgecinden geçiren, öncelikli olarak içinde bulunduğu şehrin, bölgenin ve ülkenin ihtiyaç duyduğu nitelikli bireyleri yetiştiren bir üniversite olarak, toplumun huzur ve refahının artırılmasına yönelik çözüm, değişim, dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınmasına öncülük etmektir.

VİZYON: Bilgi, ürün, hizmet üreten, kullanan ve sunan yenilikçi bir üniversite olmak.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
%d blogcu bunu beğendi: