Son Dakika
16 Ekim 2017 Pazartesi

Ebeveynlere ‘Okul’ Uyarısı

09 Eylül 2014 Salı, 01:30

Ebeveynlere ‘Okul’ Uyarısı

Okul Korkusu Çocuklarda Baş Ağrısı, Mide Bulantısı, Karın Ağrısı Yapabilir

Yeni eğitim ve öğretim yılında ana okulu, ilköğretim ve orta öğretim birinci sınıflar için ders zili çaldı. Okulla ilk defa tanışan minik öğrenciler, zorlu bir maratona başlamış oldu. ÇOMÜ Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Uzman Psikoloğu Serdar Topal, okulun ilk günlerinde veliler için tavsiyelerde bulundu.

ÇOMÜ Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Uzman Psikoloğu Serdar Topal, okula başlamanın hem anne babalar, hem de çocuk için yeni bir başlangıç olduğunu söyledi. Çocukların okula başlarken bazı problemler yaşayabileceğini hatırlatan Topal, “Özellikle anne-babadan ayrılmakta zorlanmak ve yeni sürece uyum sağlamakta zorlanmak en sık karşılaşılan problemlerdendir. Bu dönemde ebeveynlerin tutumları mühimdir. Ebeveynler okula başlamadan önce çocuğu okula ve okul kavramına hazırlamalıdırlar. Bunun için okuldan bahsetmek, okul hakkında bilgiler vermek, orada yaşayacağı şeylerden bahsetmek, edineceği yeni arkadaşlardan bahsetmek çocuğun okula ve okul kavramına alışması için iyi bir başlangıç olacaktır. Gerekirse çocukla beraber önceden okula gidip gezmek ve çocuğun zamanını geçireceği yerleri görmek de çocuğun kafasındaki belirsizlikleri gidereceğinden faydalı olacaktır. Ebeveynden ayrılmakta güçlük yaşayabilirler. Ebeveynin kendisini terk etmesinden, okula bırakıp gitmesinden korkabilir ve ondan ayrılmak istemeyebilir. Anne-babasının da kendisiyle okula gelmesini, sınıfta beraber oturmasını isteyebilir. Ağlayarak onların gitmesine engel olmak isteyebilir. Okula gitmeden önce evde huysuzluk, inatçılık yapabilirler. Okul korkusu bazı çocuklarda mide bulantısı, baş ağrısı, karın ağrısı gibi sıkıntılara da sebep olabilir” dedi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi web sitesinde, ÇOMÜ Öğretim Görevlisi Öznur Doğangün’e ebeveynlerin davranışlarıyla ilgili bilgiler veren Topal, “Anne-babaların tutumları çok önemli. Eğer çocuk ağladığında yanında kalmaya devam ederlerse bu çocuğun okula intibakını güçleştirir. Bu durumda mutlaka okul rehber öğretmeninden ve sınıf öğretmeninden destek istenmeli ve bu sorunun çözümü için çaba harcanmalıdır. Anne-babaların bu durumda kararlı olmaları önemli bir diğer konudur. Genellikle anne-babalar da duygusal davranmakta ve çocuklarını bırakmakta zorlanmaktadırlar. Bu, çocuğun uyumunu güçleştiren ve geciktiren bir tutumdur. Anne-babalar eğer kararlı davranır ve öğretmenlerin/uzmanların tavsiyelerini dinlerlerse bu dönem daha rahat atlatılabilir. Evde kendini özgür ve rahat hisseden çocuk okulla beraber bazı kurallarla tanışır ve bunlara uymakta zorluk yaşayabilir ya da uymak istemeyebilir. Eğer anne-babalar önceden okula uyum için hazırlanırlarsa sözünü etiğimiz bu sorunlarla karşılaşma olasılıkları da azalacaktır. Bu dönemde ebeveynlerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu da okulun bir zorunluluk ya da ceza olarak lanse edilmemesi gerektiğidir. ‘Yaramazlık yapıyorsun seni okula gönderirim’ ya da ‘okula başla da senden kurtulayım’ gibi söylemler bu süreçte sorunlara sebep olabilecek diğer faktörlerdir. Uyum sürecini daha rahat atlatması için ülkemizde yeni başlayan çocuklar için dönem bir hafta önceden başlatılmaktadır. Bu bir hafta çocuğun okula uyum sağlamasını kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Kendisinden yaşça büyük öğrenciler gelmeden, kuralların daha esnek olduğu ve oyun ağırlıklı geçen bu hafta çocuğun okula uyum sağlamasında önemlidir. Bu konuda okullarımız da uzmanlarımız da yeterli deneyime sahiptirler. Ebeveynlerimiz herhangi bir sıkıntı yaşadıklarında okul rehber öğretmenlerinden, sınıf öğretmenlerinden ya da bir psikologdan veya psikolojik danışmandan destek alabilirler” diye konuştu.

Üniversiteye yeni başlayacak olanlar için de tavsiyelerde bulunan Topal, şunları söyledi:

“Üniversiteyle beraber yeni bir şehre taşınan gençlerin hayatında önemli değişiklikler olur. Ailesinin yanından ilk defa ayrılan gençler daha önce üstlenmedikleri pek çok sorumlulukla baş başa kalır. Hayat alışkanlıkları değişmekte, var olan dengeleri bozulmaktadır. Bu dönem aynı zamanda yeni bir denge sağlama sürecidir. Gençlerin kişilik özelliklerine, problem çözme becerilerine ve olayları değerlendirme biçimlerine bağlı olarak bu süreç bazı kişilerde daha yumuşak ve sorunsuz atlatılırken, bazı kişileri zorlayabiliyor. Bu dönemde gençler ailelerini özlemek, sık sık eve geri dönmek, okulu bırakmak, günde birkaç defa ailesini aramak, iştahsızlık, halsizlik, uyku problemi, sürekli ve sebepsiz ağlama, iştahla ilgili problemler, isteksizlik, gerginlik gibi sıkıntılar yaşayabilirler. Öncelikle bunun normal bir süreç olduğunun farkında olmamız lazım. Bu sürecin 1 hafta ile 3 ay arasında ve azalarak ortadan kalkacağını söyleyebiliriz. Eğer sözünü ettiğimiz problemler azalmıyorsa aksine hem problemler, hem de şiddeti gittikçe artıyorsa ya da aynı şekilde devam ediyorsa mutlaka bir uzmandan destek alınması lazım.  Özellikle ilk defa ailesinden ayrılan, yaşadığı şehirden ayrılan ve yeni bir hayatın kapısını aralayan gençlerin bu dönemde yaşayabilecekleri sıkıntılar hakkında bilgilendirilmeleri ve yalnız olmadıklarının farkında olmaları uyum dönemini daha rahat geçirmelerini sağlayacaktır.”(İHA)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: