Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi

Artık TSE Belgeli Okulumuz da Var

12 Aralık 2014 Cuma, 09:32

İki anaokulunun kalitesi göz doldurdu

Artık TSE Belgeli Okulumuz da Var

 

Adıyaman’da Zübeyde Hanım Anaokulu ve Halide Edip Anaokulu’na TS EN ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi verildi.

Adıyaman Üniversitesi’nin yürüttüğü ‘Katılım Araştırma Projesi’ kapsamında kalite kültürünün yaygınlaştırılması için yaklaşık 9 ay önce TSE’ye başvuran okullar kalite belgesini almaya hak kazandı.  Adıyaman’da Zübeyde Hanım Anaokulu ve Halide Edip Anaokuluna TS EN ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi verildi.

Adıyaman Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen belge takdim törenine Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Hulusi Şentürk, Vali Yardımcısı Onur Kökçü, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Seyit Temir, Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı, kurum müdürleri ve anaokulu yöneticileri katıldı.

Proje Koordinatörü Yrd. Doç Dr. Murat Ayan, Koordinatör Yardımcısı Yrd. Doç Dr. Suat Aşkın sunum eşliğinde proje ve kalite hakkında bilgi sundular.

Daha sonra Zübeyde Hanım Anaokulu Müdiresi Elif Doğan Kutlu ve Halide Edip Anaokulu Müdürü Cemal Önder konuşmalarında, TS EN ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alabilmek için geçirdikleri süreçten ve hizmetlerden bahsettiler. Milli Eğitim Müdürü Seyfi Özkan ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Seyit Temir, kalite yönetiminin günümüz de önemine dikkat çektiler.

Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Şentürk ise, dünyanın ilk yazılı standartlarının 1502 yılında 2. Beyazıt Han tarafından yazdırılan ‘Bursa şehir kanunnamesi’ olduğunu kaydetti. Şentürk, “Dünya, stantlarının ne olduğunu bilmediği dönemde dünya standartlarının yazıldığı topraklarda yaşıyoruz. Ulusal Standartlar Teşkilatının da resmen kabul ettiği, Dünyanın ilk yazılı standardı 1502’de 2. Beyazıt Han tarafından hazırlatılan ‘Bursa Şehir Kanunnamesidir.’ Dünyaya standardı öğreten bir millet olarak gerilerde olduğumuzu görmüyor değiliz. Kaliteyi insanın temeli kabul eden, kalitenin toplumun ve varlığın temeli kabul eden değerlere sahip bir millet olarak bugün kaybettiğimiz yitiğimizi arar durumdayız. Kalite aslında ‘biz’ demektir.

Bugün kalite sistemi diye dünyanın uzun yıllar uğraşlar sonucu önümüze sunduğu bu sistemler birkaç tane hususun üzerine bina ediliyor. Kalite yönetebilmek için önce kendini tanımak, benim değerlerimin temelinde yatar. Bugün Kalite Yönetimleri Sistemleri önüne konulan sistemde bir şeyi tek başına değil, birlikte başarmak demektir. Bin 400 sene önce biz bunu yapıyorduk. Kalite bizdik. Batının bizde bulduğunu şimdi biz batıdan ithal ederek uygulamaya çalışıyoruz. Batı bizim kaybettiğimizi bulup bize sunuyor. Kalite ithal edilmez, kağıt üzerinde olmaz. Kaliteden bahsediyorsak bugün neyi düzelttiğimize bakmamız lazım. Buna olumlu cevap veriyorsak sistemi kurmuşuz demektir.

Kalite bisiklet sürme gibidir. İki husus önemlidir. Birincisi bisiklet üzerinde sabit halde duramazsınız. Kalite istiyorsanız sürekli önünüze bakmalı ve ilerlemelisiniz. İkincisi geri vitesi yoktur. Geri gidemezsiniz.

Kalite birlikteliktir. Herkes bir şekilde yöneticidir. Karşımızda insan olduğumuzu kabul etmiyorsak yapacağımız her şey kalitesiz olur. Bir sınıfa baktığımızda 20 tane öğrenci görüyorsanız kaliteden bahsedemezsiniz. Ama 20 tane insan, can, yürek, beyin görüyorsanız o zaman kaliteyi elde edersiniz. Kendi personelinize insan olarak bakmazsanız kaliteyi yakalayamazsınız. İnsanca olmak zorundayız. Biz ancak bu felsefeyle kaliteyi yakalarız” dedi.(İHA)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: