Son Dakika
19 Ekim 2017 Perşembe

Üniversitede korkutan gerginlik

10 Aralık 2014 Çarşamba, 10:15

Rektör Gönüllü’den öğrencilere sağduyu çağrısı

Üniversitede korkutan gerginlik

 

Adıyaman’da, karşıt görüşlü iki grup öğrenci arasında yaşanan kavga, polisin Tomalı müdahalesi sonucu sona erdi. Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Talha Gönüllü de, öğrencilere yazılı bir açıklamayla sağduyu çağrısı yaptı, benzer olaylardan bahsetti ve ülkenin yaşadığı tecrübeleri anlattı.

Edinilen bilgiye göre, Altınşehir Mahallesi, Altınşehir Parkı yakınlarında iki karşıt görüşlü öğrenci grubu arasında bilinmeyen nedenlerden dolayı tartışma ve kavga yaşandı. Yaşanan kavgar sonucunda olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri karşıt görüşlü öğrencilerle görüştü. Polislerin ikna konuşmaları sonucunda bir grup öğrenci olay yerinden ayrıldı. Olay yerinden ayrılmayan diğer öğrenci gurubu ise sloganlar atarak yürüyüş yapmaya başladı. Yürüyüş yapan öğrenciler bu defa yoldan geçen vatandaşları tekme tokat dövmeye başladı. Defalarca uyarılarda bulunan polis ekiplerine aldırış etmeyen grup bu defa yolu taşla trafiğe kapattı. Şahısların polisin ikazlarına uymamasıyla devreye Tomalar girdi. Toma ve zırhlı araçlar tarafından şahıslara tazyikli su sıkıldı. Polisin müdahaleleri sonucu kalabalık grup dağılarak ara sokaklardan kaçtı.

 

Rektör Gönüllü’den Öğrencilere Mesaj

Adıyaman Üniversitesi web sitesinde, “Sevgili öğrencim, öğrencilerim” diye başlayan mesaj, karşıt görüşlü öğrencilerin kavgasına yönelik bir sağduyu çağrısıydı.

Rektör Gönüllü, “Sevgili öğrencim, öğrencilerim, Huzur içinde yaşadığımız, temiz duygularla geleceğimizi hayal edebildiğimiz ülkemizi bizlere çok görenlere kanan ve maalesef alet olan birkaç insan geçmişte de olmuştur, bugün de olmuş ve yarın da olacaktır. Ülkemizin gelişmesi ancak huzurlu bir ortamda, iyi eğitimler almakla ve bu eğitimle geleceği bugünden geliştirecek girişim kabiliyetlerimizi çoğaltmakla, kendimizi hazırlamamızla mümkün olacaktır.

Düşünmeye çok zaman ayırmalı ve iç dünyamızı zenginleştirmeli, benliğimizle mücadele etmeliyiz. Çevremizde göreceğimiz toplumumuzu durdurmaya ve geri götürmeye yönelik bir takım görüntülere değer ve prim vermeden hep çalışmak ve gelişmek gerekmektedir. Hiçbiriniz bir takım yanlış görüntüleri ve işleri düzeltmeye kendini doğrudan vazifeli görmesin. Hangi yönden bakarsanız bakın, hangi yönde durursanız durun, hepiniz bir bütünün ve bu ülkenin parçasısınız. Bu bütünlüğünüz dıştan hep sizlerin aleyhine bozulmak istenmiştir. Bulunduğunuz çevrede gördüğünüz yanlışları düzeltecek merciler mevcutken sizlerin bu tür durumlara dahil olmanız ancak ülkemizin dışındakiler için bir fırsattır.

Genç kardeşim, şunu da her zaman fark etmelisin ki, olumsuzluk üretmeye çalışan insanlar toplumun genelinde aslında yok seviyesindedir. Seslere ve görüntülere hiç aldırma sen çoğunluksun ve senin dediğin her zaman olacaktır.

Değerli genç, yanlış seslerin geldiği tarafta senden olan kimseler yok. Sen öğrenci olarak birkaç kişi birlikteyken, bu yabancıların, senin gibi öğrenci olmadıkları halde gelip sütrelerden, arkalardan ses çıkardıklarını gözle, dediğimi anlayacaksın, göreceksin. Kirli bilgiler üretirler. Abartırlar. Yalan söylerler. Ani kirli bilgi yüklemesi yaparlar. Önce, saf ve iyi niyetli, temiz düşünceleri başlangıç olarak kullanırlar. Doğrulardan, haktan yanaymış gibi görünürler. Amaçları için her kılığa girerler. Düşünürsen anlarsın ki, onlar senin iyiliğini düşünmemektedirler. Seni, senin aklına bile gelmeyecek yerlere taşımış olurlar, farkına dahi varmazsın. Meydana gelen olaylar hiçbir zaman tek boyutlu değildir, çok yönlüdür, çok yönden hazırlığı da yapılmıştır. Bu ise, olayların gerçekte istedikleri sonucu almaları için önemlidir. Gerçekçi bir olay gibidir. Bazen bunu sonra da anlamazlar. Ancak bunun hazırlayıcıları bilir. Yabancılara kadar uzanan eller.

Üniversiteli genç, insanlığın ve medeniyetin gereği, konuşmak değil midir? Olumsuz fiziki ifadeler, kavga, sosyal bir varlık olan insanın erişeceği bir evrim midir? Sen bu üç beş tahrikçiye bakma. Bakma ki o da kendine şöyle bir baksın ve kendini görebilsin. Yeryüzünde insanların iyiliğini istemeyen türlerin sonu gelemeyecek belki. Ancak kendi çevreni güzel bir bahçe yapmak senin elinde. Bu bahçede, sulh seven, güzel düşünceli, çalışkan, faydalı çok çeşitli insan desenleri olsa, hepiniz o bahçenin birer nadide değerleri olsanız, değerde yarışsanız ne kadar güzel olur değil mi?

Biz sizlerden çok güzel başarılar bekliyoruz. Bundan da eminiz. Size, hepinize inanıyoruz. Hepinizi güzel ve emin bir geleceğe taşıyana kadar da beraberiz.” dedi.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: