“Teşvikte En Avantajlı İl, Adıyaman Olacak”

04 Kasım 2016 Cuma, 08:31

Adıyaman Valisi Abdullah Erin:

“Teşvikte En Avantajlı İl, Adıyaman Olacak”

 

Adıyaman Valisi Abdullah Erin, uygulanacak teşvikte 23 il içinde en avantajlı ilin Adıyaman olacağını söyledi.

Erin, yaptığı açıklamada, Ramazandan hemen sonra karşı karşıya kaldıkları FETÖ ve akabinde PKK, IŞİD ve diğer bütün terör örgütleriyle mücadele kapsamında devletin yeni stratejisi ve politikası doğrultusunda ondan kaynaklanan bir iş yoğunluğu olduğunu anımsattı.

Bunun yavaş yavaş normale döndüğünü belirten Erin, bundan sonra Adıyaman’ın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yönelik yatırımlara daha çok zaman ayıracaklarını vurguladı.

Özellikle önümüzdeki kısa dönemde açıklanacak bu cazibe merkeziyle birlikte Adıyaman’ın yıllardır altıncı bölgede olmamasından kaynaklı dezavantajının ortadan büyük ölçüde kalkacağını ve cazibe merkezi olarak kabul edilen 23 il arasında yer alan Adıyaman’ın çok önemli ekonomik ve sosyal kalkınma anlamında mesafe kat edeceğinin altını çizen Erin, “Yatırımcılarımızın da bu 23 il içerisinde en avantajlı iller arasında bulunan Adıyaman’ı tercih edeceklerini, bu anlamda da OSB başta olmak üzere diğer yatırım yapılabilecek haine arazilerini bu amaçla hazırlığını yapıyoruz. Ve oralarda daha çok inşallah fabrikalar kurulacak. Daha çok çarklar dönecek, daha çok istihdam olacak. Daha çok üretim olacak. Dolayısıyla Adıyaman’ın refahı ve zenginliği de daha çok artacak diye değerlendiriyoruz”dedi.

 

Fetö’de 1700 Kişiye İşlem Yapıldı

FETÖ operasyonlarına da değinen Erin, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda FETÖ ile yaptığımız mücadele devam ediyor. Şu ana kadar yürütülen çalışmalarda 1700 kamu görevlisi ve sivil vatandaşlardan oluşan vatandaşlar ile ilgili işlemler yapıldı. 210’un üzerinde tutuklu ve yargılaması devam eden şüpheliler var. 150 civarında adli kontrolle serbest bırakılanlar var. Yine 600 – 700 civarında açıkta olma işlemi devam eden, onlarla ilgili soruşturmalar devam ediyor. Gerek FETÖ ile mücadelede, tespitlerde çok titiz bir anlayışla hareket ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Bu anlamda kamuoyunda suçlunun veya suçsuzun birlikte değerlendirildiği, aynı potaya konduğu şeklindeki değerlendirmeler, en azından bizim ilimiz için çok geçerli olmadığını ifade edebilirim. Eksik kalan bölümler var. Hazırlığı devam eden ve bittiğinde operasyonel dönüştürülecek, bazı çalışmalarımız var. Bunlardan bir tanesi, üniversite hali… Biliyorsunuz, orada örgütle ilgili ilişkisi olacağını değerlendirdiğimiz bir miktar üniversite personeli, araştırma görevlileri ile ilgili işlem yapıldı. 18 / 20 tanesi gözaltına alındı. Onlarla ilgili adli süreç devam ediyor, bu arada ihraçlar var, üniversitede. Bu daha da devam edecek. Büyük çalışmanın arkasından gelecek çalışmalarda var. Bu vesile ile ve sizin aracılığınızla kamuoyuna, devletin bütünlüğü, birliği, beraberliğine kast eden bütün örgütlerle, bunun isminin şu veya bu olması önemli değil, hepsiyle aynı kararlılıkla ve dirayetle devam edileceğini söyleyebilirim. Bunun zamanlamasını yalnız bize bırakın. Bu konuda profesyonelce çalışan arkadaşlarımız var. Sonuçta bir hukuk devletiyiz ve bu mücadelede hukuk içerisinde olacak, her şeye rağmen. Bu anlamda FETÖ ile mücadelede de takip etmişsinizdir, biz basına, yeni bir mağlubiyet yaratacak görüntü verdirtmedik. Bunu en başta adli teşkilat ve emniyet kuvvetleriyle, 15 Temmuz’dan hemen sonra oturup arkadaşlarla bu yönde karar aldık. Bizim amacımız bu örgütlerle organik bağlantı içerisinde olmak, devletin dışında başka bir gücün kendisini emir veren makam olarak terakki edenlerle verilen mücadeledir. Bunlar hukuk içerisinde yine sonuçta ülkemiz bir hukuk devleti, hukuk içerisinde hak ettikleri cezayı almaları için her türlü çabayı sarf edeceğiz. Ama bunu yaparken daha şüpheli olarak değerlendirilen bir kısmını çünkü alıyorsunuz, ertesi gün serbest bırakıyorsunuz. Bir kısmını açığa alıyorsunuz, ertesi gün iade ediyorsunuz. Çok karmaşık ve devletin her tarafına sızmış, bir masum insanların da bir şekilde, iyi niyetli bulaştığı bir yapı var, ortada. Bunları ayrıştırmak gerekiyor. O konuda büyük bir özen ve titizlik içerisinde çalışıyoruz. Bu devam edecek”

 

PKK İle Mücadele Devam Edecek

PKK ile mücadelenin de devam edeceğini kaydeden Erin, “Aynı şekilde PKK ile olan mücadelemiz de devam edecek. Ankara’dan biliyorsunuz, Milli Eğitim Bakanlığı 1466 civarında bir sendikaya mensup öğretmenleri açığa aldı. Bakanlık, böyle bir tasarrufta bulundu. Bir iki gün önceki kararnamede de bunlardan 30 tanesi ihraç edildi. 430’un üzerinde orayla ilişkilendirilebilecek öğretmenimiz açıkta, şu anda. Onlarla ilgili bakanlık kısa sürede karar verecek ve büyük ihtimalle sadece sendikal faaliyette bulunmaktan kaynaklı hakkında işlem yapılan öğretmenleri, bizde bakanlığa o şekilde ilettik. Bunlarla ilgili ders bıraktıysa veya devamsızlık yaptıysa onlarla ilgili 657’deki uygun gördüğü cezayı vermek lazım, bundan sonra da iade etmek lazım… Bakanlıkta bu konuda, bu duyarlılığı gösterdiğini gördük. Çünkü biz Ankara’ya gittiğimizde vekillerimizle birlikte sayın bakanımızı da ziyaret ettik. Bakan yardımcımız da gelmişti, o da aynı kanaatte. Ama şunu da çok açık söylemek lazım… Yani artık biz Türkiye Cumhuriyeti devleti ve onun vatandaşları olarak, bizlerde sorumluluk makamında olarak, devletin bütünlüğüne kast etmiş, yıllardır bu insanlara ve özellikle o bölgedeki insanlara acıdan ve gözyaşından başka bir şey vermemiş, ülkeyi bölmek ve parçalamak özelliğinden başka hiçbir şeyini görmediğimiz, bu örgütü öven, bunun ele başısının resmini, pankartını alıp sokaklarda dolaşan, bunlara yönelik devletin yapmış olduğu haklı ve meşru operasyonları, işte gayrimeşru değerlendirip, canlı kalkan olarak bazı faaliyetlerin içerisinde bulunmak”ifadelerini kullandı.

 

Sadece İşini Yapan Memurlar İstiyoruz

Memurların görevine ilişkin de açıklamada bulunan Erin, şunları söyledi:

“Yine bizlerin kabul edemeyeceği slogan ve cümleleri toplantı ve gösteri yürüyüşleri sırasında sarf eden memur, öğretmen istemiyoruz. Yani böyle bir memur istemiyoruz.  Devletine milletine bağlı, devletin birliğinden bütünlüğünden yana ama fikri, zikri, mezhebi farklı olabilir. Bunun devlet yönetimine yansıtmayacak, sadece işini iyi yapacak öğretmen istiyoruz. Öğretmenin işi iyi çocuk ve nesil yetiştirmektir. Ona odaklansınlar. Bu inşallah ders olsun. Bundan sonra diğer memurlarımız bu konuda daha dikkatli ve duyarlı olurlar. Ama öbür taraftan toplumun rahatsız olduğunu bildiğimiz ama öncelikler sebebiyle şu ana kadar sırası gelmeyen, özellikle uyuşturucu ile mücadele konusunda bütün güvenlik, kolluk kuvvetlerimiz ve ilgili birimlerimiz, bu konunun üzerine kararlılıkla gideceğiz. Bunu göreceksiniz. Burada okullarımızın etrafında, çevresinde veya mahallelerde bizim gelecek olarak terakki ettiğimiz çocuklarımızı zehirlemeye yönelik hiçbir faaliyete ve onun destekçilerine müsamaha göstermeyeceğiz. Sıfır tolerans göstereceğiz. Bütün kolluk kuvvetlerine de talimatımız, o”

 

Tefecilerle Mücadele Başlıyor

Tefecilere de mesaj gönderen Erin, “Yine aynı şekilde, son dönemlerde insanlarımızın maddi açıdan sıkıntıya veya güç duruma düşenlerin o durumunu istismar ederek onu bir çıkmaz bir girdabın içerisine sürükleyen, toplumda da tefeci olarak adlandırılan kesimlere aynı şekilde mücadele edeceğimizi, bütün topluma ifade etmek istiyoruz. Terör, uyuşturucu toplumu sarsan ve insanların güç durumundan istismar etmek isteyen tefecilik ve bütün faaliyetlerin karşısında cesaretle ve hiçbir şeyden çekinmeden, cesaretle mücadele edeceğimizi ifade etmek istiyorum. Kimse “ben bilinmiyorum, kimsenin benden haberi yok” demesin. Herkesin her şeyden haberi var. Toplum bildiği gibi bizlerde biliyoruz. O tür fiillere eylemlere yönelik hukukta bazı eksiklikler var. O yönde de önerilerimiz ve çabalarımız var. Ama yeterli cezayı öngören kanuni düzenleme yapılmasa bile, o tür faaliyetlerin içerisinde olanlara rahat vermeyeceğiz. Kesinlikle rahat vermeyeceğiz. Kendilerine bu bir mesaj olsun. Herkes kendine çeki düzen versin. Birbirimize yardımcı olacağız. Bizim geleneğimizde göreneğimizde, dinimizde yardımlaşma var. Diğerini sömürme veya zaafından yararlanma yok. Buna müsamaha göstermemiz mümkün değil” dedi.

 

OSB’yi Genişleteceğiz

OSB’yi genişleteceklerini de müjdeleyen Erin, “şöyle konuştu:

“Adıyaman’ımızın altıncı bölgede yer almamasından kaynaklı kaybettiğimiz zamanı, hükümetimizin yakın zamanda inşallah açıklayacağı bu cazibe merkezleri ile bu fırsatı yakalamış olacağız. Ona yönelik hazırlıklarımız var. Daha önce Düzce köyü civarında kurulması düşünülen ve çalışması başlatılan Mermer İhtisas bölgesi ile ilgili o alanda sulamadan kaynaklı problem ve vatandaşların itirazı üzerine o alandan vazgeçtik. Şimdi başka alanda çalışmamızı tamamlamak üzereyiz. Cuma günü Bilim Sanayi Bakanlığı’mızın elemanları da buradaydı, raporlarını olumlu yönde tanzim ettiler. İnşallah en kısa zamanda orayı  Mermer ihtisas bölgesi olarak tahsisini yapacağız ve hemen çalışmalarına başlayacağız. Hiç zaman kaybedecek tahammülümüz yok. Bir an önce mermer ihtisas bölgesi haline getirip değerlerimizin mermer gibi en zengin olduğumuz yer altı kaynaklarımızdan birine orada çalışacağız. Mevcut OSB’mizin de bu cazibe merkezlerin açıklanmasıyla karşı karşıya kalabileceğimiz talepleri karşılayacak şekilde hazırlamamız gerekiyor. O yönde de çalışmalarımızda milletvekillerimizle de sürekli diyalog içerisindeyiz. Ahmet Bey başta olmak üzere bütün vekillerimiz bu konuda çok duyarlı. İlk etapta daha önce topluya tahsis edilen 350 – 400 dönümlük bir alan vardı, OSV’nin hemen bitişiğinde… Onu tekrar topludan geri alacağız. Sanayime üretime tahsis etmek üzere, daha doğrusu aldık orayı. Onun yanında 114 dönüm civarında bir alan daha var. Orayı da OSB’YE katacağız”

 

  1. OSB’yi Kuruyoruz

Adıyaman’da 2. OSB çalışmalarının da olduğunu anlatan Erin, ” Ayrıca 2. OSB çalışmalarını da devam ettiriyoruz. Bu programın açıklanmasıyla beraber ben şuna inanıyorum, daha önce yakaladığı bir fırsat vardı Adıyaman’ın… tekstil merkezi olma yolunda çok önemli mesafe almıştı. Şimdi ikinci fırsatımız, bu fırsatı inşallah iyi değerlendirip, OSV’NİN tamamını hatta tahtadaki, Besni’deki boş kapasiteyi oralara işte tekstil fabrikalarını, diğer fabrikaları kurdurmak üzere daha çok istihdam ve üretim, daha çok ekmek, aş sağlayacak duruma getirmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

 

Adıyaman; Huzur Kenti

Adıyaman’ın ismini lekendirmeyeceklerini vurgulayan Erin, “Bizim bir tek beklentimiz, amacımız var. Gerek ulusal gerekse uluslararası anlamda Adıyaman’ımızın ismi barış, kardeşlik, hoşgörü olarak tanımlanabilecek o medeniyet şehri diye nitelendirebileceğimiz, Güneydoğu’muzun en huzurlu kenti belki, o isminin lekelenmesine engel olmaktır. Tam aksine o konudaki imajının güçlendirilerek daha iyi hale getirilmesine çaba sarf etmektir. Bu konuda çok duyarlı olduğunu görüyoruz. Onun içinde hem cemiyetinize hem de televizyondaki yayınlarınızı da fırsat buldukça, orada da aynı duyarlılığı görüyorum. Bunun içinde ayrıca teşekkür ediyorum. Her zaman eleştirilere açık olacağız. Bunu da her zaman söylüyorum, inanarak söylüyorum, doğruyu yapalım, hep beraber doğruyu yapalım. Bizimde yanıldığımız, yanlış yaptığımız, hatalı olduğumuz konularda sizden gelecek uyarıları, önerileri ciddiye alacağımızı bilmenizi isteriz”(PHA)

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: