Son Dakika
16 Ekim 2017 Pazartesi

“Karne; Çocuğunuzu Tanımak İçin Bir Avantaj”

24 Ocak 2015 Cumartesi, 12:58

Uzman Psikolojik Danışman Işık:

“Karne; Çocuğunuzu Tanımak İçin Bir Avantaj”

 

Adıyaman Anadolu Lisesi Müdürü de olan Uzman Psikolojik Danışman Abdulkerim Işık, yarıyıl tatili nedeniyle bir açıklama yaparak, karnenin öğrenci ve veliler için ne anlam ifade ettiğini, nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda bilgi verdi.

Uzman Psikolojik Danışman Abdulkerim Işık, “23 Ocak 2015 Cuma günü başlayacak olan 1.dönem tatili; ara tatil, halk arasında Şubat tatili veya 15 tatil isimleriyle anılır. Eğitime ara vermek ve dinlenmek amaçlıdır. Öğretmenler, öğrenciler için bir moladır. Tekrar işe dönebilmek için dinlenmedir. Öğrenciler bir dönemlik çalışmalarında neler yapabildiler ve mevcut performansları nedir onu görecekler. Aileler çocuklarının aldıkları eğitim hakkında bilgilenmiş olacaklar ve öğretmenlerimiz de böylece yaptıklarını daha net görebilecekler. Hepsi eksikliklerini görme fırsatı bulacak ve bunu gidermek için çalışabilecekler. İyi yolda olanlar bunun ödülünü alacak ve mutluluklarını paylaşacaklar.” dedi.

Işık, “Karne eğitim performansının bir ölçütüdür. Kriteridir. Karne ile sadece alınan eğitimdeki ve okulla ilgili işlemlerdeki başarı ve başarısızlık ölçülür. Ancak devam eden hayatımızda okul ortamına ait başarılarda da önemli bir basamaktır. Ailenin tutumu ve yetiştirme tarzının çocuğun okul başarısını büyük oranda etkilediği bilinen bir gerçektir. Aslında bu yönüyle karnedeki bilgilerin sadece çocuğun değil, ailenin de notları olduğuna dikkat çekilmelidir. Aile çocuklarıyla sık sık konuşarak karneden önce de başarıyı takip etmeli ve gerektiğinde desteklemelidir. Çocuklarını alacakları karneyle birlikte kabullenmeli. Olumsuz ve beklentilerini karşılamayan karnelere karşı velilerin verecekleri sert ve baskıcı tepkilerin hiçbir olumlu katkısı olmamakla birlikte; Daha çok aile ile çocuk arasında güven, sevgi ve kabul duvarlarını yükseltmekten başka bir işe yaramamaktadır. Çocuğun başarı performansı ile kişiliği ve ailenin önemli bir üyesi olduğu duygu-düşünce-algıları birbirine karıştırılmamalıdır. Karne kapalı bir kutu olmaktan çıkarılmalıdır. Zayıfı olan öğrencilere, öğretmen gerektiğinde bazı ödevlendirmeler yapmalı ve aileyi bilgilendirmelidir. Peki o zaman karne başarısı çocuk için hayatta da başarılı olabileceği anlamına mı gelir? Karne başarısı çocuğun öncelikle okuldaki akademik eğitim alanında, yani ilerde eğitim anlamında başarısına işaret eder. Hayattaki başarısı ise kabaca, yetenekli olduğu alanda meslek sahibi olmak, mesleğinde başarılı olmak, iyi ve uyumlu sosyal ilişkiler kurmak olarak tarif edilebilir. Bununla birlikte okul notları çok iyi olmayan bir çocuk da bazı meslek alanlarında çok başarılı olabilir, iyi bir aile kurabilir ve alanında tanınan biri olabilir.” dedi.

Notlara da değinen Işık, “Karnelerdeki notlar okullara göre bazı değişiklikler gösterse de, genelde yüksek olması çocuğun düzenli, sorumluluk sahibi olduğu ve zihinsel kapasitesini de daha iyi kullanabildiğinin göstergesi sayılabilir. Eğitim sürecinin bazı kademeleri diğerlerinden biraz daha kritik özellikte, zor ve farklıdır. İlköğretime yeni başlamak, 4. sınıfta sosyal, fen, yabancı dil gibi soyut ve zor alanlara giriş yapmak, 5. sınıfta her derste farklı bir öğretmenden ders alarak yıllardır çocuklarla hemhâl olmuş tek öğretmenin ilgi ve şefkatinden mahrum kalmak gibi. Hatta 7. ve 8. sınıfa gelen bir çocuk takriben 12-14 yaşlarındadır. Bu yaşlar insan hayatında ilk zorlanmalı dönem olan ergenliğe geçiş yaşlarıdır. Yani erinlik dönemidir. Çocukluktan yetişkinliğe geçişteki bu ara dönem, çocukta anne-babalar için kaygı verici değişimlerin gözlemlendiği dönemdir. Bu dönemde yaşanan yoğun kimlik bunalımı, doğal olarak okul başarısını da etkileyecektir. Yeni bir kimlik kazanma ve aileden bağımsızlaşma süreci, çocuğa o döneme değin aktarılan kural ve davranışları bir süre askıya aldırabilir. Bedenen 1-2 yılda gerçekleşen fiziki büyümeyle ruhi gelişim süreci paralellik gösteremez. Sakarlık, dikkatsizlik, umursamazlık, asilik, hırçınlık, alınganlık, dik başlılık, tembellik, duygusal iniş-çıkışlar,… vb. tümü bu dönemde görülebilen doğal duygu ve davranışlardır. Bu dönemin Anadolu ve Fen Liseleri’ne hazırlık dönemine denk gelmesi onlar için gelişimleri açısından önemli bir dezavantajdır. Lise dönemleri ise ergenlik gelişiminin hızlandığı fırtınalarla beraber başarı güdüsünün zorlamalı olarak arttırıldığı kritik dönemlere denk gelir. Yetişkinliğe, meslek seçimine ve hayata atılma çabalarına yönelik realiteden çok beklentilerin öncelendiği bu dönemde okul başarısı ve dolayısı ile karneler daha dikkatli yorumlanmalı ve karşılanmalıdır.” dedi.

Işık, “Aileler ve eğitimciler için karneler çocuğu yönlendirmede de önemli bir bilgi kaynağıdır. Karne başarı derecesinin notlarla ifade edilmesidir. Genel anlamda da ara vermek, moladır şubat tatili. Enerji depolamak ve ihtiyaçtır. Çocuklarını kendi yaşantı tarzlarına Uygun ödüllendirmeler yapmak ailelerin unutmamaları gereken önemli bir husustur. Başarısız bir karne getiren öğrenciye dayağa yeltenmek, azarlamak, aşağılamak, tatilden mahrum etmekle tehdit veya başka ceza yöntemlerine başvurmak yerine “Belki şu derslerden daha çok yardıma ihtiyacın var; bu sorunu nasıl çözebiliriz? Ama önce güzel bir tatille yorgunluğunu atmalısın, sonra bunun bir yolunu buluruz” diyerek yaklaşmalı ve uygun bir zamanda derslerdeki başarısızlığı telafi edecek imkanlar arayıp uygulamak daha yapıcı ve akılcı bir yol olacaktır. Çünkü “Hiç Bir Karne Çocuğumuzdan Değerli Değildir”. Ve çocuğumuz hayatı boyunca bir çok karne alarak kendini ve beklentilerimizi değiştirecek, geliştirecektir… Onun bu anlayışa ve fırsatlara kesinlikle ihtiyacı bulunmaktadır.” dedi.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: