Son Dakika
19 Ağustos 2017 Cumartesi

“Destek Verilsin, Adıyaman’ı Arı Ürünleri Merkezi Yapayım”

06 Mayıs 2017 Cumartesi, 09:16

Arıcılar Derneği eski başkanı Çelenk’ten çağrı:

“Destek Verilsin, Adıyaman’ı Arı Ürünleri Merkezi Yapayım”

 

Kahta Arıcılar Derneği Eski Başkanı Bilal Çelenk ile Kahta ve Adıyaman’daki arıcılığı konuştuk. Çelenk, kendisine destek verilirse, Adıyaman’ı Arı Ürünleri Merkezi yapacağını iddia ediyor.

Teknik destek verilirse Adıyaman’ı Arı ürünleri merkezi yapabileceğini söyleyen çelenk İlimiz Ekonomisi adına da sevindirici olacağını vurguladı.

 

Arıcılık sizce neden önemlidir?

Öncelikle arıcılığın doğal çevrenin korunmasında Polinasyon (dölleme)yapan en iyi böcektir. Albert Einstein diyor ki, “Arılar ölürse, insanlık yaşamı 4.yılında sona erer” Bitki, hayvan ve insanların yaşamında arı bir sigorta görevi görür. Bal arıları doğal dengenin ve ekosistemin en önemli halkalarından birini oluşturur. Tarımsal üretimin sürekliliğine olan katkısı nedeni ile özellikle kırsal kesimin geçim kaynağı olarak ta her geçen gün daha da önemsenmelidir.

 

Kırsal kesimden bahsettiniz kırsal kesime yönelik neler yapılabilir?

Bunun en güzel yolu kırsal kesimde yaşayan Aileleri arıcılığa yönlendirilmesidir. Bu nedenle arıcılığın alt yapısına ihtiyaç duyulmaktadır.  Üreticilere ürün çeşitliliğinin öğretilmemesi ve dünyada yapılmış yeni araştırmaları ile  ileri teknik arıcılık bilgileri vermekle ve verilen bu bilgilerin arıcıların sahasında uygulanabilirliği sağlamakla mümkün olabilir. Benim başkanlığım döneminde dernek olarak alanımızla ilgili bu tür projelerin uygun olduğunu İlçenin coğrafi konumu ve flora varlığı yünüyle arıcılık için uygun yapıya sahip olduğunu biliyoruz ama içler acısı bir durum ki, 2017 APIMONDIA Dünya arıcılık kongresi düzenlenecek arıcılar için modern araştırmaların sunumları yapılacak kongreye belki sektör temsilcilerin bile haberi yoktur, arıcıların haberi nasıl olacaktır.

 

Kahta’daki arıcılık hangi aşamadadır? İlçenizdeki arıcılık ile ilgili gene bir bilgi veririmsiniz?

Sorduğunuz bu soru her ne kadar Kahta ya münhasır olarak sorulsa da  arıcılıkta bu tür soruların cevapları genel olarak verilmesi lazımdır. Geleneksel yöntemlerle babadan oğla süregelen kulaktan dolma veya biri birinin tavsiyeleriyle yapılmaktadır. Bu güne kadar süregelen yöntemlerin doğru olmadığını yukarıda bahsettiğim şekilde, dünyada ve bilim çevrelerince yeni yapılan araştırmaların arıcıların sahalarına uygulanabilirliği sağlanmalıdır. İlçemizde yüze yakın aile modern kovanlarda arıcılık yapmaktadır. Bu Aileler yalnız bal ürettikleri için balın maliyeti bu ailelere uç noktalarda kalmaktadır. Bu nedenle arıda yalnız bal değil, polen propolis, arı sütü, arı zehir de üretilebilir. Ancak arıcıların eğitimi yeterli olmadığı için yalnız bal üretmekle yetiniyorlar. Bu ürünleri üretemedikleri için balın maliyetti yükseltmekte ve üreticilerin ek bir işi yapmalarına zorlamaktadır. Buda iki farklı işi birden farklı alanlarda yapılması başarısızlığın bir göstergesidir. Ve ayrıca bu da mesleki alanında çok büyük ekonomik kayıplara neden olmaktadır.

 

Arıcıların sıkıntıları nelerdir? Ne gibi çözüm yolları olabilir?

Bu soru da genel bir sorudur. Bu durumda sorunları doğru olarak belirlenmesi en önemli aşama olacaktır. Bu sorunları ne kadar doğru teşhis edersek, o kadar başarı seviyesini artırma potansiyeline  sahip oluruz. Öncelikli olarak Adıyaman arı yetiştiriciler birliğin kuruluş amacı, arı ırklarımızı ıslah etmektir.  14 yıllık bir geçmişe sahip ama ıslah adına bir arpa buyu yol almamıştır. Diğer bir husus Adıyaman Üniversitesinde arıcılık araştırma geliştirme ve uygulama merkezin kurulması ve Kahta MYO da  iki yıllık Arıcılık bölümün kurulması arıcılık sektörüne büyük katkılar  sağlayacaktır. Ayrıca günü birlik uygulamadan ziyade, bilim insanların nezdinde gelecek vaat eden uygulamalar içinde olmasını istiyorum. İlimizde yıllardan beri babadan oğla süregelen arıcılık problemlerinin çözümü konusunda özellikle son on yılda, ülkemizde önemli gelişmeler kaydedilmesine rağmen İlimizde çoğu sorunlarımız hala çözüm beklemektedir. Maalesef bu işe gönül vermiş insanların fedakâr gayretleriyle arıcılık ayakta kalabilmiştir. Arıcılığa başlamak isteyenler, arıcılığa ilk adımı attıkları andan itibaren aşağıdaki problemlerle karşılaşmaktadır.

Adıyaman da coğrafi imkanlar bakımından potansiyel var ama gerek bal alım döneminde yayla da meranın potansiyeline göre arılık yerlerinin açılmamış olması, arının ulaşamadığı yerde balın heder olması ve ovada ise kaynak sularlın kirletilmesi pestisit alanların çok yoğun olması, bitkilerin ilaçlanmasında bilinçsiz davranmaları ve özellikle de anızların yakılması gibi sorunlarla karşılaşmaktadır.  Sektör temsilcilerinin sektörün geleceği konusunda kayıtsız kalmaları ve özellikle arıcıların %80’in yaşları 50 ve üzerinde olmaları, bazılarının bu işi hobi olarak yapmaları, ‘arıcılık emekli olanların işidir’, düşüncenin yaygın olması, sektörün geleceği konusunda ciddi projei ortaya koymamaları, sektörün geleceği açısından  endişe yaratmaktadır. Gençlerin bu işe teşvik etmeleri konusunda özellikle lise mezunlarına yönelik eğitim projeleri sunulmalıdır. AB Ülkelerinde arı yetiştiriciliği ve arı ürünleri elde etme tekniklerini gençlerimize öğretmek amacıyla AB Hayat boyu öğrenme programı LEONARDO da Vinci Hareketlilik Projeleri kapsamında İlimizin genelinde gençlere yönelik eğitim projeleri verilmelidir.

 

Kâhta’daki arıcılar sadece balımı üretiyor?

Maalesef sadece bal üretiyor. Akademik bir kuruluş tarafından bilimsel arıcılık teknikleri hakkında bilinçlendirme yapılmadığı ve üreticilerde  bilimsel ve modern tekniklerle üretim yapmadıkları için sadece bal ile yetinmek kalınıyor. Oysaki polen propolis arı sütü ve arı zehri de üretilebilir. Arıcılıkta asıl gelir bunlardır. Ben balı, asıl gelir değil, yan gelir olarak bilirim.

 

Üretilen balın pazarlama durumu nasıl işliyor? Bu konuda arıcılar ne kadar memnun?

Bu konu en çok sıkıntı yaşadığımız konulardan biridir. Adıyaman piyasasında bilmedikleri halde şeker üretimi problemi yaşanıyor. AB pazarında ise arı hastalıklarının önlenmesi için kullanılan ilaçların kimyasal içerikli olması nedeniyle dış pazarlarda problem teşkil etmektedir. Buna bağlı olarak tüketicinin üreticiye olan güveni zedelemektedir. Bu konuda başımda geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Ben Adıyaman Üniversitesine müracaat edecektim. Konu, Sincik, Gerger, Çelikhan ballarında Oksitetrasiklin maddenin olup olmadığına dair bir araştırmanın yapılmasını talep ediyordum. Benimle beraber gelen arkadaş arı keki yapacak. Cebinde Neoteramisin yapacağı keke koyacak. Güler misin, ağlar mısın, bu durumdan memnun değilim.

 

Piyasada denetimsiz satılan balları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Denetimsiz üretilen ballarla ilgili çok mücadele ettik. Son olarak 08/04/2011 tarihi itibariyle 5996 sayılı veteriner hizmetleri bitki sağlığı gıda yem kanununun 10. Maddesine dayalı olarak ıslah amaçlı intibak yasasıyla denetimlerin sıklaştırılması gerektiğini ve düzenli olarak bunun takibini yapılmasını önemsiyoruz.

 

Islah amaçlı intibak yasasından bahsettiniz. Adıyaman Arı Yetiştiricileri Birliği, ıslah amaçlı birliktir, ıslah alanında Adıyaman yerli arısının ıslahına yönelik bir çalışma çaba var mı?

Büyük bir hayır dememi gerektirir. Çünkü at sahibine göre kişner. Maalesef sektörün başındaki zatta sorsanız arı ırk ıslahı nedir onu bilmez. Bakın Adıyaman arı yetiştiriciler birliği 2003 yıllında kuruldu. 14 yıllık bir sürede Adıyaman Genotiplerine yönelik bir arı ıslah çalışması yapılmamıştır ve bu alanda bir arpa boyu yol almamıştır.

 

İlimizdeki arıcılık üretimini artırmak için neler yapılmalı?

Adıyaman Eko sistemine adapte olmuş yerli arılarımızın ıslah çalışmalarının yapılması gerekir. Takdir edersiniz ki, bir arıcı için en iyi ırk, kendi bölgesinin koşullarına uyum sağlamış ve O bölgenin kuluçka dönemini bal akım dönemini ve kışlatma düzenini bilen Eko tiplerle çalışmasıdır.

Dirençli yerli arı hatlarının seçimi ve yerli ırkların kuruması arılarımızın morfolojik değerlerinin viroloji ve mikrobiyoloji laboratuarında disriminat analizlerin yapılması başta Varrovaya karşı olmak üzere göve nussema, mantar ve bateri virüslere karşı sentetik ve kimyasalların yerine eğitim projeleri sunucunda organik ilaçların kollanılması. Gezginci arıcılığın bölgesel ve arı ırklarının doğal habitatlarına göre yapılmalıdır.

 

Gezginci arıcılığın bölgelerarası nakil ve konaklamada arılar üzerinde ne gibi olumsuzluklar yaratır?

Ülkemizde çiçeklerin açma devresi değişken olması nedeniyle bölgeler veya iller arası arı nakil ve konaklamalarda ciddi olumsuzluklar oluşturmaktadır. Örneğin Türkiye’nin çoğu illerinde arı konaklama için arılık yerleri açmış olup, arı konaklama haritaları tarım İl müdürlüklerince online şeklinde işletilmektedir. Konaklama haritasında bir ilde 250 arılık yerleri açmışlarsa 250 arıcının dışında gelen arıcıları almazlar. ama ilimizde arı konaklama yerleri olmadığı için gerek ilimizin arıcıları ve gerekse dışarıdan gelen arıcılar, arılık yerleri olmadığı için  uygun olan yerlerde arı konaklamaları çoğalıyor. Konaklamaya uygun olmayan yerlerin nektarı heder oluyor. Ayrıca uygun olan yerlerde  arı yığılmaları olduğu için hem arılar yağmalanıyor, hem genotiplerimizin  asimile olmasına sebep oluyor, hem de o yığılmalarla eski ve yeni hastalıkların buluşma adresi haline geliyor.

 

Son olarak esas sorun nedir, ne tür çözümler olabilir?

İlimiz arıcılığın sorunların çözümüne ilişkin iradenin Üniversitede olduğunu düşünüyorum. Yıllardan beri bireysel çalışmalar bu güne kadar bir nebze sorunlara çare olabilmişse de genel sorunlarımıza çare olmadığı için aynı kısır döngüyle devam etmektedir. Arıcılığımızda günü birlik uygulamalardan ziyade, bilim insanların nezdinde gelecek vaat eden uygulamalar içerisinde olmasını istemekteyim. Tüm bu sorunların çoğunun çözülmesi durumunda ilimiz arıcılığının çok ciddi anlamda olumlu gelişmeler olacağı kuşkusuzdur. Üniversitenin arıcılardan ve sektör temsilcilerinden gelen talepleri fonksiyonel ve çok amaçlı planlama ilkeleri çerçevesinde değerlendirerek, uygun görülenleri planlamaya alınması sağlanmalıdır. Bölgeler arası ana arı nakilleri adaptasyon sorunundan dolayı kontrol edilmelidir, özellikle bölgemize uyum sağlamış genotiplerimizin bitki ve hayvan genetik çeşitliliğin tespit edilmesi ve korunmasına yönelik Biyozfer projeleri çerçevesinde genotiplerimize yönelik özel bir izole bölgede yetiştirilmesi ve korunması sağlanmalıdır.

Ayrıca  Adıyaman Üniversitesine bağlı arıcılık araştırma geliştirme ve uygulama merkezin kurulması, AB akredite ulusal arı ürünleri analiz laboratuarların kurulması ile Arı Ürünleri,  Arı Hastalıkları ve ölüm nedenlerini bu Araştırma merkezinde değerlendirilmelidir. Uygulama Merkezi’nin gerekçelerinden biri de, arı ve arı ürünlerinin bilimsel boyutta çalışılması ile üretici ve tüketici düzeyinde yeni ürünlerin geliştirilmesine olanak sağlayacaktır.

TÜGEM kapsamındaki projeli olarak bal üretim ormanlarının yaygınlaştırılması ve bal üretim alanlarımızda korunga, fiğ ve kanola ekilerek arıcılarımızın hizmetine sunulmalıdır.  Arıcılık sektöründe kimyasal ilaçların yerine organik ilaçların kollanmasıyla sorun çözülecektir.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: