Son Dakika
21 Ekim 2017 Cumartesi

“Adıyaman’ımız Nemrut ile kendini göstersin”

15 Ekim 2014 Çarşamba, 01:53

Başbakan Davutoğlu

“Adıyaman’ımız Nemrut ile kendini göstersin”

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin birçok önemli mesaj verirken, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa ve Malatya örneği de verdi. Davutoğlu, “İsteriz ki Gaziantep’teki ekonomik başarı Hatay’daki bütün Ortadoğu’yu barındıran o barış ortamı, Şanlıurfa’nın o peygamberler şehri olarak bir inanç turizmi merkezi, Adıyaman’ımız Nemrut ile, Malatya’mız önemli bir merkez şehir olarak bütün bu gelişmelerde kendini göstersin.” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kobani gerekçesiyle özellikle Güneydoğu illerinde gerçekleştirilen gösterilerde vandalizmi yapanların tek tek tespit edilerek hukukun önüne çıkarılacağını söyledi. Davutoğlu, “Bundan sonra kim böyle bir vandalizmle bir mala zarar verirse o zarar bizim de yaptığımız tazminler o kişiye, o zarar verene geri dönecek ve o ödeyecek. Bununla ilgili hukuki düzenleme yapma talimatı verdim. Yakılan her TOMA’nın yerine gerekirse 5 TOMA, 10 TOMA alınacak. Kamu binaları eğer yakılmışsa onların daha iyileri yapılacak.” diye ekledi.

AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda Kobani eylemlerini de değerlendiren Davutoğlu, “Kamu düzenine dönük olarak ‘biz istediğimiz zaman kamu düzenini bozabiliriz’ diyenlere mesajımız şudur. Çözüm süreci kamu düzeninin alternatifi değildir, kamu düzeni her ne suretle olursa olsun kesinlikle teminat altına alınacaktır” ifadelerini kullandı. Hiç kimsenin hukuk devletinde hesap sorulamaz olmadığını ve hiçbir sürecin işlenen suçu örtmeye bahane teşkil etmeyeceğini söyleyen Ahmet Davutoğlu, tek tek bu vandalizmi yapanların her birini hukukun önüne çıkaracaklarını, bu konuda ilgili makamlarca tespitlerin yapıldığını aktardı.

Başbakanlık’ta gerçekleştirdikleri toplantıda Genelkurmay Başkanı, ilgili bakanlar, Genelkurmay ve emniyetin ilgili birimlerinin katıldığını belirten Davutoğlu, “Güvenlikle ilgili ne tedbir alınması gerekiyorsa alınacak. İhtiyaçlar giderilecek. Yakılan her TOMA’nın yerine gerekirse 5 TOMA, 10 TOMA alınacak. Kamu binaları eğer yakılmışsa onların daha iyileri yapılacak. Yangın yerinde gül yetiştireceğiz biz gül. Bütün kamu binaları, bütün işyerleri tekrar ihya edilecek.” dedi. Dün gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu’nda da alınması gereken tedbirleri de gözden geçirdiklerini aktaran Başbakan Davutoğlu, “Şimdi de daha önce güvenlik eksikliğinden şikayet edenler bu tedbirler gündeme geldiğinde eminim ‘polis devletine mi dönüyoruz, otoriterleşiyor muyuz’ diye içeriden, dışarıdan saldırmaya başlayacaklar. Bu ülkede demokrasinin de, kamu düzeninin de, özgürlüğün de, güvenliğin de teminatı Ak Parti iktidarıdır. Özgürlüğümüzden fedakarlık etmeden güvenliğimizi güçlendireceğiz, tesis edeceğiz. Güvenliğimizden fedakârlık etmeden özgürlüğümüzü koruyacağız.” diye konuştu.

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa ülkeleri örnek alınacak ki birileri bunu istismar etmeye kalkmasın. Yarın bazı Avrupa merkezlerinde ‘Türkiye otoriterleşiyor’ şeklinde birtakım yayınlar yapılmasın diye. Avrupa ülkeleri başta Almanya ve İngiltere olmak üzere oradaki uygulamalardan da faydalanarak, onları da göz önünde bulundurarak, birçok konularda güvenliği teminat altına alıcı adımlar atacağız. Türkiye’de bir polis bir yere müdahale ettiğinde bunu aşırı güç kullanımı olarak görenlerin Frankfurt’ta ya da Londra’da ya da New York’ta benzer tavırlar aldığında bunu normal güvenlik tedbiri olarak görmeleri çifte standarttır, kabul edilemez. Kesinlikle emniyet güçlerimizin ve bu anlamda da yargı sistemimizin olaylara seri ve çabuk bir şekilde müdahale etmesini garanti altına alacağız.”

 

Bundan Sonra Zararı Kim Vermişse O Ödeyecek

Dün Bakanlar Kurulu’nda da ele alınan yeni düzenlemeler hakkında da ipuçlarını paylaşan Davutoğlu, “Bundan sonra kim böyle bir vandalizmle bir mala zarar verirse o zarar bizim de yaptığımız tazminler o kişiye, o zarar verene geri dönecek ve o ödeyecek. Bununla ilgili hukuki düzenleme yapma talimatı verdim. Burada görüldü ki 3 tavır var. Bir yakanlar, yıkanlar. Bunlar belli. Bu çağrıyı yapan HDP ve onun arkasından gelenler. İki bu yakanlar, yıkanları teşvik eden, provoke eden, destekleyen CHP. Bir de inşa eden, vizyon kuran, gelecek belirleyen AK Parti. Bizim her bir vilayetimiz için rüyalarımız var. Benim gözümün önünde şu anda Mardin canlanıyor. O güzelim Mardin. Selçuklu’nun, Artuklu’nun Mardin’i. Kadim Mardin. Mezopotamya’ya doğru bir ilahi göz gibi bakan Mardin. Biz isteriz ki öyle bir barış oluşsun ki, öyle bir barış rüzgarı essin ki Mardin Toledo gibi,Venedik gibi dünyada herkesin görmek için yarıştığı bir şehir haline gelsin. Gelen emin olsun, giden emin olsun. Biz isteriz ki Şırnak Irak’a değil sadece Körfez’e açılan ihracat kapımız olsun. Öyle bir ihracat kapısı ki Mersin, İzmir, Kocaeli gibi refahı tatsın. Biz isteriz ki Hakkari dağlarında toylar, şölenler, şenlikler olsun. Dağ turizmi olsun. Biz isteriz ki hani Vanlı’lar Van Gölü’ne ‘deniz’ derler. Aynen İzmir gibi Van’da da o güzelliklerin yaşandığı büyük bir barış diyarı olsun. Bitlis’te kültür turizmi canlansın. Ağrı, Ağrı Dağı değil sadece bütün o dağla birlikte Ağrı’nın güzellikleri keşfedilsin. Iğdır 3 devlete komşu olmanın diplomasisini, zenginliğini tatsın. Muş Ovası Türkiye’nin en büyük ovalarından biri olarak organik tarımın merkezi olsun. Kars, Ardahan hayvancılığın merkezi olsun. Tiflis-Kars ile ortaya konulan ulaşım hattı Kars’ı doğudan batıya, kuzeyden güneye geçen herkesin selam verdiği bir diyar yapsın. Elazığ Keban’ın ve bütün o güzelliklerin arasında hem tarihi Harput ile kültür merkezi olsun hem su ürünleri anlamında da önemli üretim alanlarından biri olsun. Batman, Şırnak bir enerji merkezi olsun. Siirt kültürümüzün nadide bir merkezi olarak ilim dünyamıza yine ışık saçsın. Bingöl, şehitlerimizin olduğu Bingöl güzellikleriyle dünyada tanınsın. Tunceli bakir dağlarıyla barış turizmine açılsın. Erzurum Anadolu’muzun kalesi olarak bütün ilçeleriyle ayağa kalksın. Bizim her ilimiz ve ilçemiz için bir rüyamız var, bir hayalimiz var. Her zaman söylüyorum bizi gelecek vizyonumuz açısıyla hayalperestlikle suçlayanlara söylediğimi bir kez daha söylüyorum. Bizim bu ülkeyle ilgili, bu ülkenin her bir vilayetiyle ilgili, her bir ilçesi, her bir köyüyle ilgili hayalimiz var, rüyamız var. Hayali olmayanlar utansın, rüya göremeyenler utansın. İsteriz ki Gaziantep’teki ekonomik başarı Hatay’daki bütün Ortadoğu’yu barındıran o barış ortamı, Şanlıurfa’nın o peygamberler şehri olarak bir inanç turizmi merkezi, Adıyaman’ımız Nemrut ile, Malatya’mız önemli bir merkez şehir olarak bütün bu gelişmelerde kendini göstersin.” dedi.

Güne Bakış Haber Merkezi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: