Son Dakika
23 Ekim 2017 Pazartesi

“15 Temmuz, klasik bir darbe değildi”

05 Eylül 2016 Pazartesi, 10:10

AK Parti İl Teşkilatı Basınla Buluştu

“15 Temmuz, klasik bir darbe değildi”

 

AK Parti Adıyaman İl başkanlığı tarafından organize edilen basın toplantısında TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ak Parti İl Başkanı Abdurrahman Dimez, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 15 Temmuz gecesi başlayan darbe girişimi ile ülkenin çok önemli bir badire atlattığını ifade etti.

Bunun resmen bir istila olduğunu belirten Dimez, “Türkiye cumhuriyeti devletinin birliğine, bekasına yönelik yapılan bu girişim Allah’a şükürler olsun başta Allah’ın takdiri ve sayın Cumhurbaşkanımızın, başbakanımızın ve aziz milletimizin dik duruşu sayesinde bu girişim başarısız olmuştur. Bunun yani devletimiz terör örgütleriyle de kararlı bir şekilde mücadelesini sürdürmektedir. 15 yıllık AK Parti iktidarda ve Türkiye’yi adete yeniden inşaa ediyoruz. Gelişen, büyüyen ve bölgesinde söz sahi olmaya başlayan bir Türkiye hazmedilemedi, Türkiye düşmanlığı ve Recep Tayip Erdoğan düşmanlığı başladı. Türkiye’nin üzerine taşaron örgütlerle gelmeye başladılar. geldiğimiz nokta itibarıyla şunu gördük biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz sürece, fitne fesatta fırsat vermediğimiz sürece evvel Allah ülkemizin sırtı yere gelmez” dedi.

AK Parti Adıyaman milletvekili Adnan Boynukara ise son 5-6 aylık yaşananlara bakıldığında ve üstü üste konulduğunda bir çok ülkenin 20 yılda yaşayamayacağı konuyu 5-6 aylık kısa zaman diliminde Türkiye’nin yaşadığını dile getirdi.

Bunların ülkemizin coğrafi konumuyla ilgili olduğunu belirten Boynukara, şunları kaydetti:

“Coğrafya kader derler. Türkiye’nin üzerine oturduğu temel dinamikler bir çok ülkenin sahip olduğu temel dinamiklerin ötesinde güçlü, sağlam. Darbe girişimi klasik bir darbe değil. Meclisin bombalanması, sivil halka ateş açılması sıradan bir olay değil. Bu yabancı güçlerin ülkeyi bölmeye yönelik bir girişimidir. Çift kutuplu soğuk savaştan sonra küresel sistem bir türlü düzgün ve adil bir sistemin kurulmasına ilişkin adım atmadı. Tek kutuplu dünya kaostan beslenerek varlığını sürdürmeyi amaçlayan batılı bir paradigmanın egemenliği altında devam ediyor. Güney Asya’da, Orta Asya’da, Kafkaslarda, Ortadoğu’da, Afrika’nın tümü Güney Amerika’nın tümüne yakın bu güçler tarafından kaos ve krize sürükleniyor. 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz üstüne düşeni fazlasıyla yaptı, bundan sonra siyaset kurumunun üzerine düşeni yapması gerekiyor.  Yeni kapıda oluşan ruhun korunması için bütün siyasetçilerin özel çaba göstermesini ümit ediyorum . Siyasetçiler siyaseten mücadele ederler ancak söz konusu millet olunca, milletin çıkarı olunca, ülkenin geleceği söz konusu olduğunda kendi çıkarlarını bir kenara bırakmaları lazım”

TBMM Başkanvekili ve Adıyaman milletvekili Ahmet Aydın da bu süreçte çok yakın bir birliktelilik yakaladıklarını ifade ederek, 15 Temmuz gecesi ve demokrasi nöbetleri boyunca basının üstüne düşeni fazlasıyla yaptığını vurguladı.

Bu şerden bir hayır ortaya çıktığını anlatan Aydın, şöyle konuştu:

“Küllerinden yeniden doğan bir millete bütün dünya tanıklık etti. Son 15 yıl içerisinde yaşadığımız hadiseler ülkemizin kalkınması, büyümesi, Türkiye’nin kendi iç sorunları kürt meselesi, alevi meselesini çözerken, bütün bu sorunları çözdüğümüz bi süreci yaşadık. 28 şubat sürecinin getirdiği sıkıntıları ortadan kaldıran bir hükümet var. Terör meselesi, buna dönük çok ciddi atılımlar yapıldı. Türkiye çok büyük hedefler önüne koydu. Bu hedeflere hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Batının katkısı olmadan temel problemlerimizi çözüyoruz, büyüyoruz, kalkınıyoruz ve demokratikleşiyoruz. Giderek büyürken ve en büyük projeleri uygulayan bir ülke konumuna geldik. Onların alışık olduğu bir Türkiye değil. Artık o eski Türkiye’nin kalıntılarını ortadan kaldıran bir döneme doğru gidiyoruz. Hükümetlere eskiden bir çember çizilirdi. Sen kimsin ki yeri geldiğinde one minute çekeceksin. Hasta adam olarak adlandırdıkları Türkiye yok artık, artık büyüyen, hedef koyan kendi sorunlarını çözen ve bölgesinde söz sahibi olan bir ülke var. Türkiye’nin menfaatleri neyi gerektirirse etkin bir dış politika belirlendi. Yardım alan bir ülke iken, şimdi en çok yardım eden ülke konumuna geldik. Bütün bunlar halkın ilgisine neden oldu. Türkiye’nin kalkınmasını, büyümesini hazmedemediler. Ülkemizin yer üstü ve yer altı kaynakları belli. Cumhurbaşkanımız liderliğinde bir başarı hikayesi oluştu. Milletin iradesini hazmedemeyenler, milletin gönlüne giremeyenler, demokratik  olmayıp anti demokratik elde edebilir miyiz dediler. Sayıştay saldırısı, parti kapatma davası bir oyla direkten döndük”

 

OHAL Devlet İçin Uygulanıyor

OHAL’a da değinen Aydın, “OHAL Yaası millete uygulanan bir uygulama değil. Bu sürecin bir daha yaşanmaması için uygulandı. Bizim silahlı kuvvetler yapılanmış ki askerler maalesef ordudaki bu yapılanmayla siyasilere, bürokrasiye güvenilmez, günü geldiğinde darbe yapmak sizin hakkınızdır diye yetiştirilmişler. Bunu adete meşru görüyorlar.  Orduvari bu yapılanma. Artık herkes kendi asli görevine dönecek.  Milli savunma liselerinin kurulması, askerin yeri kışladır. Ordunun görevi dış savunmadır. O nedenle ağır silahlar sınır birliklerine kaydırılmalı.

Türkiye’yi dış güçlere karşı savunmak olan tankların herkes kendi görevini yaparsa bu ülkede sorun olmaz. Ordu asli görevine dönerse hem yıpranmaz hem de daha güçlenir. O hainlerin orduya bile sızarak neler yapabileceklerini gösterdiler. Her kim ki bu darbe girişimine yardım etmişse, bu değirmene su taşımışsa, affedilecek bir durumu yok. bu girişime katkı sunmayan, kendi halinde olan, masum olan kimseye de zülüm edilmeyecek” dedi.

 

Cerablus Operasyonu

Türk askerinin Suriye’ye girmesini de değerlendiren Aydın, şöyle devam etti:

” Türkiye’nin hiçbir döneminde emparyal bir düşüncesi olmamıştır. Hiçbir ülkenin topraklarına girmemiştir. Komşu ülkeleriyle bir sorunu olmamıştır. Suriye’den Kilis’e, Karkamış’a düşen havan topları, saldırılar neticesinde bir çok vatandaşımız öldü. Uluslararası hukuka göre kendini savunma hakkı vardır. O nedenle ülkemize yapılan saldırılar a karşı savunmak, bertaraf etmek adına biz orada operasyonlarımızı sürdüreceğiz. Ülkemizin güneydoğusu temizlene kadar, orada huzur oluşana kadar orada operasyon hakkımız vardır. Türkiye’ye bir daha saldırı olmayacak olursa, bizde geri çekiliriz.Türkiye’nin tezleri ilk günden uygulansaydı, uçuşa yasak bir güvenli bölge oluşturulmuş olsaydı, terörist saldırılar da olmazdı. Buralar terörist yuvası olmuş durumda. Şimdi haklı olduğumuz çok iyi ortaya çıktı. Bugüne kadar Suriye meselesi de çözülmüş olurdu. Cerablus’ta da ülkemizin milli menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapacağız”

 

 Adıyaman’daki Yatırımların Yakın Takipçisiyiz

Adıyaman’da yatırımları yakından takip ettiklerini bildiren Aydın, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Takiplerimiz sürmekte.  Adıyaman’ın yatırımlarını hizmetlerini de takip ediyoruz. Olağan bir sürecinde devam etmesi gerekiyor. Devam eden yatırımların takip ediyoruz, planlama aşamasında olanları Ankara’da takibini yapıyoruz. İlçelerimizi ziyaret ediyoruz, şehrin ihtiyacı neyse onu çözmeye çalışıyoruz. Yollar, sulama projeleri, eğitim, sağlık ve diğer yatırımları yakından takip ediyoruz.  Sporcu fabrikalarından birini Adıyaman’da  temelini atacağız. Adıyaman’ı ilçeleri ve köyleriyle birlikte ihmal etmiyoruz”

 

Ergenekon, Balyoz Yok Diyemeyiz

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Adıyaman’da Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Bölge Müdürlüğü konferans salonunda gazetecilerle bir araya geldi.

TPAO Bölge Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen basın toplantısına TBMM Başkanvekili ve Ak Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, Milletvekili Adnan Boynukara, İl Başkanı Abdurrahman Dimez ve Ak Parti teşkilatı katıldı.

Programda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Aydın,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım öncülüğünde başarı hikayelerinin yazılmaya devam ettiğini bildirdi.

İçeride ve dışarıda Türkiye’yi kıskananların, ülkeyi hazmedemeyenlerin ve o zalim efendilerin destekleriyle birlikte anti-demokratik girişimlerin olduğunu anımsatan Aydın, “İçeride de seçimle, sandıkla, demokrasiyle artık bu milletin iradesini bir şekilde milletin iktidarın dışında yönetemeyenler, milletin iradesini başka türde halledemeyenler, milletin gönlüne giremeyenler, tabiî ki demokratik yollarla elde edemediğini anti demokratik yollarla elde edebilir miyiz? Bunu ilişkin olarak gerçekten hem içimizdeki fitneciler hemde dışarıda çok ciddi bu efendiler bir araya gelerek türlü türlü oyunlar sergilediler” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin son 10 yılda ciddi sıkıntılar geçirdiğini hatırlatan Aydın, şöyle devam etti:

“2006’da başlayan bir Danıştay saldırısı var sonrasını hepiniz çok iyi biliyorsunuz. 360 hukuk kerametini hepimiz çok çok iyi biliyoruz. Bunlar hepsi ayrı bir girişimdir. Aslında parti kapatma davasındaki gerekçeler ve biz orada 1 oyla direkten döndük. 2007 e-muhtıra, 27 Nisan muhtırası hala adete o darbeci gelenek 10 yıl diyorduk ya Türkiye’nin geçmişten böyle bir geleneği var. Maalesef bir girişime, bir kalkışmaya sahne olmuş. Arkasında oda yetmedi,  gezi, 17-25 Aralık akabinde Kobani bahanesi sokakları kan gölüne çevirmeyi,  işte gele gele 15 Temmuz. Bunların hepsi o darbe planları Ergenekon, Balyoz, Ay Işığı, Sarı Kız, bunlar öyle romantik isimlerle o günün şartlarıyla bugün daha iyi anlıyoruz ki bunlar tabiî ki sulandırıldı. Orada Ergenekon yoktur, balyoz yoktur diyemeyiz. Maalesef sulandırılarak belli noktaya getirilmiş mecrasından çıktı. Bütün bunların hepsi birer kalkışmaydı.”

Avrupa Parlamentosunu da eleştiren Aydın, “Gezi’de gelip o 24 saat CNN, BBS canlı yayın yapıyordu. Suriye’deki o yüzbinlerce insanın katledilmesine seyirci kalan, milyonlarca insanın kendi vatanını terk etmesine seyirci kalan o batının cifte standardı…  Onları görmezken ama Türkiye’de geziden ciddi bir umut kapıldılar. Bir darbe girişimiydi. 17-25 Aralık bunların hepsi birer girişim, dolayısıyla bugün böyle yarın yine böyle olabilir çünkü Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye’yi yönetenler artık eski zihniyetle yönetmiyor. Artık o ilk tehdide şapkasını alıp giden liderler yok. Artık o ilk tehditte milletin emanet ettiği koltuğu darbecilere terk eden liderler yok” şeklinde konuştu.(PHA)

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: